KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/7411 E., 2012/1764 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
772 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının keşideci müvekkilinin ciro yoluyla hamili bulunduğu kambiyo vasfını yitirmiş çeke yönelik takip başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamı ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, takibe konu çekin süresinde bankaya ibraz edilmemesi sonucu zamanaşımına uğradığı TTK.nun 644.maddesinde öngörülen bir yıllık sürenin dolduğu ve davalı keşidecinin takibe yaptığı zamanaşımı itirazının geçerli olup, ayrıca davada zamanaşımı def’inde bulunmasına usul hukuku yönünden gerekli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı borçlu, aleyhindeki icra takibine takip konusu çekin süresinde bankaya ibraz edilmediği ve zamanaşımına uğradığı gerekçeleriyle itiraz etmiştir. İtiraz üzerine süresinde açılmış olan iş bu itirazın iptali davasında usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davalı, yargılamaya katılmadığı gibi davaya cevap da vermemiştir.
Davalının icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde sözü edilen zamanaşımı, takip konusu çekle ilgili altı aylık zamanaşımı süresine ilişkin olup, takip ya da dava zamanaşımı yönünden bir itiraz bulunmadığı, itiraz dilekçesi içeriğinden anlaşılmaktadır.
Çekin süresinde bankaya ibraz edilmemesi ve altı aylık çek zamanaşımı süresi içinde takibe konu edilmemesi, kambiyo hukukundan kaynaklanan hakların yitirilmesine yol açarsa da, böyle bir çeke dayanılarak takip yapılması ya da dava açılmasına engel olmaz.
Taraflar arasında akdi ilişki bulunması halinde süresinde bankaya ibraz edilmeyen ya da zamanaşımına uğramış çeke dayanan alacaklı bu çekin yazılı delil başlangıcı olarak kabulü gerektiğinden alacağını her türlü delille kanıtlama olanağına sahiptir. Taraflar arasında temel ilişki bulunmaması halindeyse hamilin keşideciye karşı TTK.nun 644.maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde alacak talebinde bulunması mümkündür.
Somut olayda TTK.nun 644.maddesi hükmüne dayanıldığı yerel mahkemenin de kabulündedir. Anılan yasa hükmüne göre açılacak davalarda zamanaşımı süresi bankaya ibraz edilmemiş çekler yönünden keşide tarihinden itibaren çekin zamanaşımı süresi olan altı aylık sürenin dolduğu tarihten itibaren bir yıldır.
Ancak, bilindiği gibi zamanaşımı itiraz olmayıp def’idir. Bu nedenle davalı yanca ileri sürülmedikçe mahkemece resen gözetilmesi mümkün değildir. Nitekim 818 sayılı B.K.nun 140.maddesinde zamanaşımı ileri sürülmedikçe hakimin zamanaşımını kendiliğinden nazara alamayacağı açıkça hükme bağlanmıştır.
Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince; davalı yargılamaya katılmamakla davayı inkar etmiş sayılır. Gerek takip gerekse davada teknik anlamda zamanaşımı savunması ileri sürülmemiştir. İtiraz dilekçesinde sözü edilen zamanaşımı, kambiyo hukukundan kaynaklanan hakların yitirilmesi sonucunu doğuran çeke ilişkin 6 aylık zamanaşımıyla ilgilidir. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek deliller toplandıktan sonra hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/7411, K. 2012/1764, 8 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama