KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/9765 E., 2012/1423 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili şirketten mal satın ve teslim alan davalının, takibe konu fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu Sivas Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yetkili olduğunu, malların müvekkiline teslim edilmediğini, davacının kötüniyetli olarak icra takibi yaptığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre takibe konu faturalar ve fatura muhteviyatı malların davalıya teslim edildiği, davalı şirketin 05.01.2006, 16.02.2007 ve yargılama sırasında ödemede bulunduğu, davacının 1.665.17.-TL.daha alacağı bulunduğu, davalı şirketin haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-B.K.nun 101.maddesi uyarınca ödeme günü taraflarca müttefikan kararlaştırılmış olmadıkça muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Somut olayda, takipten önce anılan yasa hükmüne göre temerrüdün gerçekleştiği kanıtlanamadığından takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin reddi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/9765, K. 2012/1423, 2 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama