KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/10515 E., 2013/5298 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ...ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 05.02.2008 tarihli sözleşme ile davalı borçlu şirketin tüm muhasebe kayıtlarının ve hukuki işlemlerinin yapılması hususunun kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme hükümleri gereğince üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiği halde davalının 27.08.2008 tarihine kadar ödemesi gereken 215.400,00 TL.yi ödemediğini,
ayrıca davalının bu borcunu ödemeden müvekkiline keşide ettiği Antalya 6. Noterliği'nin 09.10.2008 tarihli ihtarnamesiyle müvekkilinin üzerine düşen akdi yükümlülükleri yerine getirmediği gerekçesiyle sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini ileri sürerek davalının sözleşmeden doğan borcunu ödememiş olması sebebiyle başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin genel anlamda bir muhasebecilik hizmetini öngördüğünü, davacının unvanında yanlış kullandığı “bağımsız denetim” yetkisi ve işlevinin bulunmadığını, müvekkilinin iradesinin davacı tarafça kötü niyetli olarak hataya sevk edildiğini ve müvekkilinin bu sakat irade sonucu sözleşmenin akdedildiğini, TÜRMOB tarafından yayınlanan Serbest Muhasebecilik Asgari Ücretleri Tarifesine göre sözleşme konusu işin bedeli 387,00 TL.
İken müvekkilinden fahiş bir bedel talep edildiğini, bu nedenle irade unsurundan sakat sözleşmenin baştan itibaren hükümsüzlüğünün tespiti ya da edimlerin hakkaniyet ve nefaset ölçüsünde tenzilinin gerektiğini, davacı tarafın sözleşmeden doğan pek çok yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkilince sözleşmenin haklı nedenle feshinin tespiti gerektiğini ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere, talimatla aldırılan bilirkişi kurulu raporu ve bilirkişi kurulu ek raporuna göre davacı-alacaklının mevcut kayıtlara göre alacak iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/10515, K. 2013/5298, 27 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama