KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/11719 E., 2012/17341 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin ve senedin iptaline, müvekkilinden haksız tahsil edilen paranın istirdadına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; alınan bilirkişi raporu ile senetteki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, davacıdan haksız tahsil edilen paranın istirdatının gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tesptine, takip konusu alacağın %40'ı oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takip sonucu davacıdan tahsil edilen 1.804,34 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Menfi tespit davasında davacı borçlu lehine tazminata karar verilebilmesi için borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olması gerekir. Somut olayda davalı takip dayanağı bonoda lehtar cirosundan sonraki 2. ciranta durumundadır. Hal böyle olunca, davalı ile davacı borçlu arasında temel ilişki bulunmadığından, davalı bonodaki borçlu imzasının davacı borçlu eli ürünü olup olmadığını bilebilecek durumda değildir.
Bu durumda somut olayın özelliğine göre davalı takibinde haksız ise de, kötüniyetli kabul edilemeyeceğinden yasanın aradığı kötüniyet tazminatı şartları oluşmadığı halde tazminata hükmedilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/11719, K. 2012/17341, 21 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama