KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/13515 E., 2013/2044 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili ile süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket ile dava dışı bir şirket arasında akdedilen araç satış mutabakatını kefil sıfatıyla imzaladığını, aracın dava dışı şirkete teslim ediliğini, bu mutabakat gereği alınan banka kredisi için davalı şirketin garantör olduğunu, müvekkilinin kredi sözleşmesini de kefil sıfatıyla imzaladığını ancak müvekkilinin kefilliğinin banka tarafından kabul edilmediğini, dava dışı şirketin banka borcunu ödeyememesi üzerine borcun davalı şirket tarafından ödendiğini ve davalı şirket tarafından kefil olduğu düşünülen müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını ancak müvekkilinin kefil sıfatının bulunmadığını belirterek müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının araç satış mutabakatını kefil sıfatıyla imzalayarak dava dışı şirketin borcuna kefil olduğunu, ayrıca davacının kredi sözleşmesinin yanında kredi borcu geri ödeme tablosunda da imzasının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacının genel kredi sözleşmesinde geçerli bir kefaletinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme hükmü davacı vekiline, 25.05.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi, HUMK’un 432.maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 06.06.2012 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, davacı vekilinin süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/13515, K. 2013/2044, 4 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama