KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2012/15551 E., 2013/1370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını takibe konu senedin borçlusunun dava dışı ...olup, senedin düzenleme tarihi ve kefil yeri boş olarak davalıya verildiğini ancak davalının kötü niyetli olarak tanzim tarihini doldurduğu gibi kefil kısmına müvekkilinin imzası bulunmadığı halde adını soyadını yazarak borçlu gibi gösterdiğini iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının, takip konusu senedin diğer borçlusu olan ...'nin yarı hissedarı ve şirketin yetkili temsilcisi olduğunu, davacı ve yetkilisi olduğu şirketin müvekkiline borcu nedeniyle verdiği üç adet bononun ödenmemesi üzerine icra takibine geçildiğini bunun üzerine tarafların anlaşarak borcun yenilendiğini ve davaya konu senedin de içinde bulunduğu 4 adet bononun protokol uyarınca alındığını, davacının bonolarda kefil olduğunun protokolde açıkça ifade edildiğini, bonolardan ilk üçünün ödendiğini, ödenmeyen son bononun bedelinin tahsili için takibe geçildiğini, davacı iddiasının asılsız olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının, dava konusu bonoya kefil sıfatıyla imza attığı, dava dışı ... ile birlikte davacının davalıya karşı müteselsil borçlu olduğu, davalının bono bedelini icra takibi yoluyla davacıdan talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/15551, K. 2013/1370, 24 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama