KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/16799 E., 2013/4331 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, satın alınan aracın ayıplı olması nedeniyle satışın feshi ile ödenen bedelin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL’lik kısmının avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili, bu talebin kabul edilmemesi halinde BK’nun 202/2 maddesi uyarınca semenin indirilmesine, davalılardan avans faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
Davalı ...Motorlu Araçlar Tic. San. A.Ş vekili cevabında, davaya konu aracın satıcısı, ithalatçısı ve üreticisi olmayan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafın HMK 109. maddesi gereğince kısmi dava açamayacağını, davacı tarafın dava ve talep haklarının zamanaşımına uğradığını, davacının davacı sıfatı ve iş bu davasının görülmesinde hukuki yararı bulunmadığını, araçta ayıp ve üretim hatası olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevabında, davanın süresinde açılmadığını, zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, yasal süresi içinde herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, aracın davacı şirket tarafından satın alındığı günden beri kesintisiz kullanıldığı, aracın ayıplı olduğu yönündeki iddiaların kabulünün mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Mercedes Benz Türk A.Ş vekili cevabında, davacı tarafın iş bu dava ile alacağının bir kısmı için kısmi dava açmasının HMK md. 109 gereğince hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirketin davada taraf sıfatı bulunmadığını, taraflar arasında hiçbir hukuki ve ticari münasebet söz konusu olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, süresinde ayıp ihbarı bulunmadığını, dava konusu araçta imalattan kaynaklanan herhangi bir kusur ve arızanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece talep konusu miktar açıkça belli ise taraflar arasında bu konuda herhangi bir tartışma yoksa kısmi dava açılması HMK 109/2 kapsamında olanaksız olup, bu durumda davacının kısmi dava açmada hukuki yararı kalmadığı, dava tarihi itibarı ile zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/16799, K. 2013/4331, 7 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama