İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 19. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/16805 K.2013/2740

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya…

Esas2012/16805Karar2013/2740Tarih14 Şubat 2013Okuma5 dk · 937 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/16805 E., 2013/2740 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Şubat 2013
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

937 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 26.9.2003 tarihinde Bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya techizat ve ekipmanları teslim ettiğini, müvekkilinin satış teşvik primi borcunu yerine getirmek istediğini ancak davalının sözleşme ile kendisine yüklenen teminat borcunu yerine getirmediği gibi başka bir akaryakıt dağıtım şirketi ile anlaşma imzaladığını ve müvekkili şirkete ait işaret ve logoları istasyondan kaldırdığını, durumun mahkeme kanalı ile tesbit edildiğini, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek, davalının elinde bulunan malzemelerin müvekkiline iadesi ile 500.000 USD cezai şartın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4054 sayılı Rekabetin Korunması hakkındaki kanuna aykırı olduğunu, sözleşmede cezai şartın imza sırasında tesbit edilmediğini bu bölümün davacı tarafından tek taraflı olarak doldurulduğunu öne sürerek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda taraflar arasında 23.12.1993 tarihinde (10) yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 23.12.2003’te sona erdiği, ayrıca taraflar arasında sözleşme süresi sona ermeden protokol başlıklı bir belge daha imzalandığı, bu sözleşmenin bayilik sözleşmesinden farklı ve bağımsız olduğu, bu protokolde cezai şartın başlangıçta belirlenmediği ve tarafların sundukları nüshaların farklı olduğu bu durumda protokolün hayata geçirilmediği, bu nedenle davacının cezai şart talebinin yerinde olmadığı ancak davalının elinde bulunan malzeme ve demirbaşları davacıya iade etmesi gerektiği nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dairemizin 16/11/2006 tarih 2006/4383 E. 2006/10709 K. sayılı kararı ile "Dosyaya davacı tarafça sunulan 26.9.2003 tarihli protokolde tarafların imzası mevcut olup protokolun (V) maddesinde ise cezai şart olarak 500.000 USD’nin ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davalı tarafça sunulan protokolün diğer örneğinde ise davacı şirket temsilcilerinin imzasının bulunmadığı gibi (V) maddede düzenlenen cezai şart miktarının ise yazılı olmadığı görülmüştür.

Taraflar arasında yapılan protokol ile sözleşme şartlarının değiştirilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davalı yan protokolün cezai şarta ilişkin olan boş bölümünün sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu kesin delillerle ispatlayamamıştır. Hal böyle olunca mahkemece protokol hükümleri irdelenip, değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 23.12.1993 tarihli olup, süresinin (10) yıl olarak tespit edildiği, sözleşmenin bitim tarihi olan 23.12.2003 tarihinden önce taraflar arasında 26.09.2003 tarihinde protokol imzalandığı, bu protokolün ön anlaşma niteliğinde olduğu ve davalının 18.09.2003 tarihinde noter ihtarı ile sözleşmeyi yenilemeyeceğini davacıya bildirdiği ve akdi ilişkiyi sonlandırdığı, davacının yeni bir sözleşme sunmadığı ve taraflar arasında fiilen akaryakıt satışının başlandığına ilişkin müşterek imzalı belge de sunulmadığı,

bu durumda protokol hükümlerinin hiç uygulanmadığı, hayata geçirilmeyen akdi ilişkiden dolayı protokol hükümlerine aykırılık nedeni ile cezai şart isteminin yerinde olmadığı gerekçesi ile davacının cezai şarta ilişkin davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dairemizin 19/06/2008 tarih 2008/2513 E. 2008/6883 K. sayılı kararı ile "Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 16.11.2006 tarih, 2006/4383-10709 sayılı kararında davalının protokolün cezai şarta ilişkin olan boş bölümünün sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu kesin delillerle ispatlayamadığı vurgulanıp, mahkemece protokol hükümleri değerlendirilmeden hüküm kurulmasının doğru olmadığı ifade edilmiştir.Hal böyle olunca mahkemece bozma ilamının davacı şirket yararına usuli kazanılmış hak doğurduğu gözden kaçırılarak ve uyulmasına karar verilen Dairemiz ilamı gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalının 500.000 Dolar cezai şart ödemek zorunda kalmasının davalının mahvına neden olacağından cezai şarttan takdiren % 50 indirim yapılarak 250.000.- Dolar cezai şart alacağının davalıdan tahsiline fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Dairemizin 10/06/2010 tarih 2009/9238 E. 2010/7250 K. sayılı kararı ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile "B.K.nun 161/son maddesi hükmüne göre hakim fahiş gördüğü cezai şart tutarının tenkisi ile mükellef ise de, TTK.nun 24. maddesi hükmüne göre tacir olan borçlu B.K.nun 161/son fıkrası gereğince fahiş olduğu iddiası ile cezai şartın indirimini isteyemez. Ancak hesap edilen cezai şart borçlunun mahvına yol açacak ise cezai şarttan indirim yapılabilir.

Mahkemece öngörülen cezai şartın günün ekonomik koşulları karşısında davalının iktisaden mahvına sebep olacağı kanısı ile B.K.nun 161/3.maddesi gereğince cezai şart tutarından indirim yapmış ise de, davalının ticari işletmesinin boyutuna ilişkin kararda herhangi bir bilgi veya bu konuda alınmış bir bilirkişi raporu bulunmamaktadır.

Davalının ticari işletmesinin boyutuna ilişkin bilirkişiden rapor alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda bir ticari şirketin özkaynak varlığını aşan her ödeme ticari mahfına neden olabileceği, bu nedenle tenkis miktarında bilirkişi raporundaki 602.575,26 TL'nin döviz cinsi karşılığı olan 331.491 USD ödeyebileceği, cezai şart bu miktara tenkis edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 331.491,00 USD nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/A maddesi uyarınca değişen oranlarda temerrüd faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin tenkis olunmadına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Mahkemece bozma ilamı kapsamında alınan ilk raporda davalıya ait 2001, 2002, 2003 yıllarına ait ticari defterler incelenerek 250.000 ve 500.000 USD cezai şartın davalının mahvına sebebiyet vereceği ifade edilmiştir.

Mahkemece alınan ikinci ek bilirkişi raporunda ise kararın muhtemel infaz tarihi itibari ile şirketin öz varlığının 602.575,26 TL, şirketin net işletme sermayesi ise 1.064.698,18 TL olduğu, net işletme sermayesindeki bedel kadar bir ödemenin davalı tarafın ticari yönden mahvına sebebiyet vermeyeceği bildirilmiştir.

Mahkemece konusunda uzman oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan dava tarihi itibariyle davalının defterinin incelenmesi suretiyle hazırlanacak Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/16805, K. 2013/2740, 14 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/16805
Karar No
2013/2740
Tarih
14 Şubat 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/16805 K.2013/1747
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/16807 K.2013/3831
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/16807 K.2013/1560
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/16808 K.2013/2838
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/16809 K.2013/3832
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/16810 K.2013/3163

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.