KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2012/17441 E., 2013/1634 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
228 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararın ikinci bendinde “Mahkememizce konan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, teminatın yatırana iadesine” denildiği halde, gerekçeli kararda böyle bir hükme yer verilmemiş olup, tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
Mahkemece, her ne kadar tavzih adı altında verilen ek bir kararla kısa karardan “teminatın yatırana iadesine” ifadesinin çıkarılmasına karar verilmişse de bu değişiklik sonucu kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilememiştir. Ayrıca, HMK’nun 305’inci maddesinin 2’nci fıkasına göre, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Bu nedenle kısa kararda yapılan değişiklik tavzih yoluyla yapılabilecek bir düzeltme niteliğinde olmadığı gibi mahkemece yapılan tavzihte HMK’nun 306’ncı maddesinde öngörülen usule de uyulmamıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde kısa karar ile gerekçeli karar arasında meydana gelen çelişki HMK m.298/2 hükmüne aykırılık teşkil ettiğinden, 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/17441, K. 2013/1634, 29 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama