KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/3500 E., 2012/9739 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili , davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki olduğunu, davalının bakiye borcunu ödememesi üzerine başlatılan icra takibine davalı şirketin haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin kayıtlarına göre davacının alacağının olmayıp aksine müvekkiline borcunun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda davalının davacı şirketten teslim aldığı mal bedelini ödemediği ve davacının cari hesap bakiyesinden 4.158,81 TL. alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde bir kısım malların iade faturası ile davacıya iade edildiğini savunmuş ve temyiz dilekçesi ekinde buna ilişkin bir iade faturası sunmuştur. Bu fatura altında teslim alan kişi olarak ... isimli kişinin ismi ve imzası bulunmaktadır. Dava dilekçesinde tarafların ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanıldığına göre tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, davalının iade faturası ile ilgili savunması üzerinde de durulup gerektiğinde iade faturası üzerinde ismi yazılı teslim alan kişi bakımından imza incelemesi yaptırıldıktan sonra bütün deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/3500, K. 2012/9739, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama