KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/4320 E., 2012/18027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki birleşen itirazın iptali-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.... ile davalılardan ... vek.Av.... gelmiş, diğer davalı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı ... Ltd. Şti. vekili, asıl davada, davalı ...'ün müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, bononun keşide tarihi olan 20.04.2007 tarihinde müvekkili şirket yetkilisinin ... olduğunu, bonodaki imzaların adı geçene ait olmadığını, müvekkili ile bono lehdarı ve davalı arasında ticari ilişki bulunmadığını, bonoda nakden kaydının bulunduğunu, taraflar arasında para alışverişinin de olmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, bononun lehtar ... tarafından alacağına karşılık müvekkiline ciro edildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davacı ... Ltd. Şti vekili, birleşen davada aynı iddialarla, dava konusu bono lehtarı olan davalı ...'ın hamil ...'le organize bir şekilde muvazaalı ve kötü niyetli olarak hareket ettiklerini, müvekkilini yüksek bedelli bir borcun altına sokmaya çalıştıklarını, bono lehtarı ile hamili arasında ticari ilişki bulunmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekil, müvekkilinin dava konusu bonoyu borcuna karşılık ...'e ciro ettiğini, müvekkilinin icra takibinde borçlu konumunda olduğunu, bononun davacı şirket tarafından keşide edilerek müvekkiline verildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu senetteki imzanın keşide tarihi itibariyle davacı şirket yetkilisine ait olduğu, bononun lehtarı olan davalı tarafından hamili olan diğer davalıya ciro edilmesinin ve bu kişiler arasında ticari ilişki bulunmamasının bononun vasfını etkilemeyeceği gibi davacı aleyhine işlem yapıldığını da göstermeyeceği, bu konuda bono aleyhine geçerli bir delil sunulamadığı gerekçeleriyle asıl davanın reddine ve asıl davanın davalısı lehine %40 oranında tazminata ve birleşen davanın da reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalılar ve dava dışı ... aleyhine Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/109 esas sayılı dosyasında "resmi belgede sahtecilik, tacir veya şirket yöneticileri ile Kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı" suçundan ceza davası açıldığı, iddianamede dava konusu 20.04.2007 tanzim, 20.07.2009 vade tarihli ve 1.250.000 TL bedelli senedin şüphelilerin işbirliği yaparak sahte olarak düzenlendiğinin iddia edildiği ve davanın halen dersdest olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkeme BK'nun 53. maddesi uyarınca ceza hakimi tarafından saptanan maddi olgular hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek ceza davasının sonucu beklenerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/4320, K. 2012/18027, 29 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama