KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/4695 E., 2012/18611 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ..'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı şirketin davalı bankayla imzaladığı... kredisine kefil olduğunu ve taşınmazı üzerine ipotek tesis edildiğini, Güneş kredisinin ödenmesine rağmen davalının müvekkkili aleyhine ilamsız ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, 18.06.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığını belirterek davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte ipotek limiti dahilinde sorumlu olduğu, kullandırılan kredinin geri ödenmesinin 09.05.2006 tarihli sözleşmenin sona ermesini gerektirmeyeceği, davacının genel kredi sözleşmesi çerçevesinde kullandırılan kredilerden kefalet limiti dahilinde kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı banka ile dava dışı ... şirketi arasında imzalanan 09.05.2006 tarihli kredi sözleşmesini davacı müteselsil kefil olarak imzaladığı gibi taşınmazını da 3. kişi ipoteği olarak krediyi veren davalı banka lehine ipotek vermiştir.
Anılan kredi sözleşmesinden sonra dava dışı kredi borçlusu şirketle davalı banka arasında 18.06.2007 tarihli 2. genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmede davacının müteselsil kefil olarak yer almadığı, 09.05.2006 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun tamamının ödenmiş olduğu hususları dosya içeriğiyle sabittir.
Ne varki, kullanılan 1. kredi gereğince verilen 08.05.2006 günlü davacıya ait taşınmazın ipotek akit belgesinde davacı taşınmazının dava dışı borçlu şirketin davalı bankadan doğmuş ve doğacak tüm kredi boçlarının teminatı olarak verildiği açık şekilde yazılmıştır. Bir başka deyişle, ipotek akit tablosunda söz konusu ipoteğin sadece 09.05.2006 tarihli kredi sözleşmesi gereği kullanılan kredinin teminatını teşkil ettiğine ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır.
İpotek 1. derecede, FBK (fekki bildirilinceye kadar) geçerlidir. Bu nedenle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmasında ve bu takibe yönelik açılan menfi tespit davasının reddinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak mahkemece dava konusu edilen ...
7. İcra Müdürlüğü'nün 2008/23715 sayılı icra takibine konu 18.06.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinde davacının kefalet imzası bulunmadığından bu takip nedeniyle borçlu olmadığı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken bu yöndeki talebin reddi isabetsiz olup, bu takip hakkında açılan davaya yönelik verilen kararın bozulması gerekmiştir
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/4695, K. 2012/18611, 6 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama