KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/5028 E., 2012/12615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince duruşmasız ve davalı tarafından da her nekadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 2008/8955 esas sayılı icra takibi başlattığını, icra takibine konu bonodaki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespitini ve davalının %40 oranında tazminat ile sorumlu tutulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bononun davacı yanca müvekkiline olan borç için verildiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının imza inkarı üzerine Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan bilirkişi raporuna göre imzanın davacıya ait olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacının borçlu olmadığının tespitine, tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle dava konusu bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Davacı vekilinin temyizine gelince; davalı takip ve dava konusu edilen bonoda lehdar olup, keşideci imzasını bilecek durumdadır. Bu durumda imzası davacıya ait olmadığı anlaşılan bonoyu icra takibine koymakla haksiz ve kötüniyetli olduğunun kabulü ile İİK.'nun 72. maddesi uyarınca tazminatla sorumlu tutulması gerekirken mahkemece bu yöndeki talebin reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/5028, K. 2012/12615, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama