KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/5360 E., 2012/16456 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı tarafından takibe konu edilen senedin teminat olarak dava dışı ...'a alacaklı, meblağı, tanzim ve vade tarihi boş olarak verildiği halde, senedin boş yerleri sonradan başkalarınca doldurulmak suretiyle sahte olarak tanzim olunduğunu, senedin imza anı itibariyle kambiyo senedi için öngörülen yasal unsurları taşımadığını bildirerek senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olduğu, davacının dava konusu senedin teminat senedi olduğu ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu yazılı delille ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Takip ve dava konusu senedin, keşidecisi dava dışı ... , kefili davacı ... lehdarı dava dışı ..., hamili ise davalı ... olan 08.09.2008 tanzim, 15.04.2009 vade tarihli, 98,500 TL bedelli bono olduğu, bu bonoya dayalı olarak davalı hamil tarafından keşideci, lehdar ve kefil olan davacı aleyhine 98,500 TL asıl alacak, 32.262,12 TL işlemiş faiz, 200 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 70,20 TL ihtiyati haciz gideri olmak üzere toplam 131,032,32 TL'nin tahsili için takip yapılmış olduğu dosya içeriği ile sabittir.
Davalı Bolu Cumhuriyet Savcılığının 2011/4657 sayılı dosyasındaki 12.09.2011 tarihli karakol ifadesinde, “kendisinin dava dışı keşideci ... Atalay'dan 70.000 TL alacaklı olduğu, ...'ın nakit parası olmadığını, çek ve senet karşılığı olan alacaklarını davalı üzerinden tahsil etmesi durumunda borcunu ödeyebileceğini söylemesi üzerine dava konusu senedi ciro ederek takibe koyduğunu, aradaki fark olan 28.500 TL'nin akibetini, paranın tahsili belli olmadığından konuşmadıkları” şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalının açıklanan bu beyanı gözetildiğinde dava dışı keşidecinin ve müteselsil kefil davacının bu miktarda sorumlu alacakları gözetilmeksizin yazılı olduğu şekilde davanın tümden reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/5360, K. 2012/16456, 12 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama