KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/568 E., 2012/8673 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki borçtan kurtulma davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı tarafça müvekkili hakkında başlatılan 15/07/2003 tanzim, 15/08/2003 vade tarihli 75.000,00 TL.'lik senede dayalı icra takibinde süresinde imza itirazında bulunulması üzerine ...
İcra Tetkik Mercii'nin 2005/47 karar sayılı ve 13/12/2005 tarihli kararı ile imza itirazının reddine karar verildiğini, söz konusu kararın müvekkiline tebliğ edildiği 29/12/2005 tarihinden itibaren İİK'nın 69/2. maddesi gereği 7 günlük yasal süresi içerisinde iş bu borçtan kurtulma davasının açıldığını, zira dava ve takip konusu senetteki imzanın müvekkilinin iradesi fesada uğratılarak hile ile alındığını ileri sürerek İİK.'nın 69/2. maddesi gereğince müvekkilinin borcunun bulunmadığına ve bu sebeple borçtan kurtulmasına karar verilmesini,
teminat şartından muaf tutulmasını ve % 40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinin alacağının %100 oranında İİK'nın 69/2. maddesinde tahdidi olarak sayılan teminatlardan birinin ilk duruşma gününe kadar yatırılmaması halinde davanın reddi gerektiğini, davanın esası yönünden ise;
davalının müvekkiline söz konusu iş yerini kiraladığı iddiasının doğru olmadığını, zira söz konusu iş yerinin dava dışı ....Usta isimli şahsa kiralanmış olduğunu, hatta senedin tanzim tarihinden birkaç ay sonra da bu iş yerinin 6 ay süre ile adı geçen kişiye kiralandığını, dolayısıyla davacının müvekkili ile iş yerinin kiralanması hususunda anlaşma yapıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında kendisine gösterilen senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü halde bu defa dava dilekçesinde söz konusu imzanın hile ile attırıldığını ileri sürdüğünü,
davacının beyanlarının çelişkili olduğunu ileri sürerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/93 esas,2007/30 karar sayılı resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kesinleşen kararında, ... tarafından ...'a imzalattırılan bonodaki imzanın ...'a ait olsa da ve bono geçerli şekil şartlarına haiz olsa da hukuka aykırı şekilde hile ile alınıp hukuka aykırı olarak imzalatılıp ele geçen bononun Naim Yarışcı tarafından hukuki sonuç doğuracak şekilde doldurulduğundan 15/08/2003 ödeme tarihli, 75.000,00TL bedelli alacaklısı Naim Yarışcı borçlusu ... olan bono senedinin sahte resmi belge niteliğinde olduğunun tespit edildiğini,
bahsi geçen bononun davacıdan hile ile alınması nedeniyle bâtıl olduğu ispatlanmış ve bu bono nedeniyle davacı ...'ın davalı ... 'ya borcu olmadığının tespit olunduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulüne ve söz konusu bono nedeniyle keşideci-davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, İİK'nın 69/5 maddesi gereği davalının %40 oranında kötü niyet tazminatını ödemesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/568, K. 2012/8673, 23 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama