KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/7007 E., 2012/11064 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı asil bonoya dayalı olarak yapılan icra takibinin vaki itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaline ve %40 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, bononun arsa satışı karşılığında verildiğini, arsa bedelinin ödenmesi nedeniyle bononun bedelsiz kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının dayandığı zamanaşımına uğramış bononun yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, davalının ise bononun arsa satışı karşılığı teminat amacıyla verildiğini savunduğu, davalının savunmasını ispat edemediği belirtilerek, itirazın iptaline ve takibin devamına hükmedilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun 388’nci maddesinin son fıkrasında, “Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” ifadesiyle hüküm fıkrasında ihtiva etmesi gereken unsurlar açıklanmıştır.
Bu konunun arz ettiği önemden dolayı kanun koyucu ayrıca aynı Kanunun 389’uncu maddesinde “Verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.” hükmüyle mahkeme kararlarının olması gereken niteliğini vurgulamıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun m.297,II hükmüne göre de “ Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Bu hukukî esaslar gözetilmeden davacı vekilinin talep ettiği %40 icra inkar tazminatı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/7007, K. 2012/11064, 4 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama