KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/7348 E., 2012/12769 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı bu davanın Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/254 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava; ticari satıştan kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, bu davanın aynı ilişkiye dayalı olarak müvekkilince açılan Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/254 E. sayılı davası ile birleşmesi gerektiğini, Kadınhanı'nda açılan dava bu davadan önce açıldığı için birleştirmenin Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesindeki dosyada olmasının uygun olacağını, esas yönden de davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava ile bu davanın irtibatlı olduğu, delillerin birlikte toplanması ve birlikte değerlendirilmesinin olayın aydınlatılması için gerekli olduğu gerekçeleri ile bu davanın Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/254 E. sayılı davası ve hukuki ve fiili yönden irtibatlı bulunmasından dolayı HMK'nun 166 md. uyarınca birleştirilmesine, bundan sonraki işlemlerin Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/254 E. sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı taraf 29.09.2011 tarihli dilekçesi ile birleştirme talebinde bulunmuştur. Böylece birleştirme talebinin yapıldığı tarih itibariyle anılan talep tamamlanmış işlemlerden sayılır. 6100 sayılı HMK'nun 448. maddesi uyarınca.
“Bu kanun hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydı ile derhal uygulanır.” Buna göre somut olay bakımından HMK hükümlerinin bu kanun yürürlüğe girmeden önce tamamlanmış işlem niteliğinde olan davalının birleştirme talebi yönünden uygulanamayacağının kabulü gerekir.
Başka bir anlatımla, davanın açıldığı tarih ve birleştirme talebinin yapıldığı tarih gözetildiğinde bu yöndeki talebin o tarihlerde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 45. maddesi hükmü çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece değerlendirmede yanılgıya düşülerek somut olayda uygulanma yeri bulunmayan 6100 sayılı HMK'nun 166. maddesi uyarınca hüküm oluşturulması doğru değildir.
Öte yandan HMK'nun 166. maddesinin gerekçesinde birleştirme kararlarının aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerince verilmesi gerektiği açıkça belirtilmiş olmasına rağmen bu yönün gözetilmemiş olması da isabetsiz olmuştur.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/7348, K. 2012/12769, 12 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama