KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/7733 E., 2012/12967 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya akaryakıt sattığını, fatura bedelinin tahsili için icra takibine giriştiğini, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, yargılamaya katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, 7.531,27 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminat isteminin alacak likit olmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık davacı tarafından davalıya satılan mal bedelinin tahsili için yapılan takibe davalının itirazının iptali isteminden kaynaklanmakta olup, davacı taraf faturaya dayalı olarak takibe geçmiştir. Bu durumda alacağın likit (hesap edilebilir) nitelikte olduğu kabul edilip davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde bu talebin reddinde isabet görülmemiştir.
-KARŞI OY YAZISI-
Genel hükümlere göre açılan davalarda kural olarak haklılık durumu dava tarihine göre belirlenir. İtirazın iptali davasının amacı itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamaktır. Bu nedenle davada haklılık durumu takip tarihi itibariyle belirlenmelidir (HGK 16.10.1996,19-601/711). İtirazın iptali davasında takipten önce, takipten sonra ancak ödeme emrine itiraz süresi bitmeden yapılan ödemeler gözetilir.
Ancak ödeme emrine itiraz süresinin geçmesinden sonra yapılan ödemeler ise dikkate alınmaz. Bu tür ödemeler kararın infazı sırasında icra müdürlüğünce dikkate alınıp borçtan mahsup edilmelidir. Aksi halde ödeme tarihleri itibariyle takip konusu alacağa faiz yürütülüp, ödemenin öncelikle faize mahsup edilmesinden sonra kalan alacak saptanarak hüküm kurulmalıdır. Bu şekilde yapılacak işlem sonucu bulunan meblağ üzerinden hüküm kurulması infazda tereddüt yaratır.
Davacının davadan önce yapılan ödemeler yönünden tüm borç ödenip, infaz edilmediği sürece hukuki yararı bulunmaktadır. Sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüş ve gerekçesine katılamadığım için hükmün (1) nolu bendine muhalifim.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/7733, K. 2012/12967, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama