KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/8002 E., 2012/13705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine faturaya dayalı icra takibi yapığını ve takibin kesinleştiğini, müvekkilinin fatura bedellerinden fazla ödeme yaptığını belirterek takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; dava konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalıya peşin olarak ödendiği belirtilmiş ise de, davacı defterlerinin kesin delil niteliği taşımadığı, davalı defterlerinde peşin ödeme kaydı bulunmadığından bu yöndeki davacı defter kaydına itibar edilmediği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı hakkında başlatılan icra takibinin dayanağı ise, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 3 adet faturadır. Borçlar Kanunu’nun 101.maddesine göre tarafların temerrüt için belirli bir gün belirlememeleri halinde borçlu ihtarla mütemerrit olur.
Takip konusu faturalar için taraflar temerrüte dair belirli bir gün belirlemediği gibi, takip tarihinden önce temerrütün gerçekleştiği de davalı tarafından kanıtlanamamıştır. Bu durumda takipten önce temerrüt gerçekleşmediği için davalının icra takibindeki işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı gözetilerek bu yönden açılan menfi tespit davasının kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/8002, K. 2012/13705, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama