KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/8011 E., 2012/14792 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili; davalının fatura bedelini ödememesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında ise davanın alacak davası olarak görülmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin davacıya borcunun bulmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; faturadaki malların davalıya teslimi konusunda bir sorun bulunmadığı davalının ödeme def'inde bulunduğu, ancak davaya konu fatura bedellerini ödediğini ispatlayamadığı, yargılama sırasında icra hukuk mahkemesince ödeme emrinin iptaline karar verildiği, ortada itiraz edilecek bir ödeme emrinin bulunmadığı, davacı vekili tarafından da davaya alacak davası olarak devam edilmesinin istendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 4.306 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İtirazın iptali davası açıldıktan sonra itiraza konu icra dosyasındaki ödeme emrinin iptaline karar verilmiş, daha sonra davacı vekili 29.12.2011 tarihli dilekçe ile davaya alacak davası olarak devam edilmesini talep etmiş, ıslah harcı yatırmamıştır. HUMK.nun 86/1 (HMK.nun 178) maddesinde “Islah eden taraf bu tarihe kadar olan dava masrafiyle diğer taraf için - takdir olunacak zarar ve ziyanı davada mahküm olmuş gibi derhal mahkeme veznesine vermeğe mecburdur. Aksi halde ıslah yapılmamış addolunur.” denilmektedir. Hal böyle olunca davacı vekilinin ıslah niteliği taşımayan dilekçesine dayanılarak davanın alacak davası niteliğinde görülüp sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/8011, K. 2012/14792, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama