KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/8050 E., 2012/15239 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
235 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine konu senedin teminat senedi olduğunu belirterek müvekkilinin senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dave etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davacının davasını ispatlayamadığı, davacının ihtiyati tedbir kararı aldırarak davalının alacağına geç uluşmasına neden olduğu gerekçesiyle davanın reddine, borç miktarı üzerinden %40 oranında hesaplanan 1.990,91 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda “Davanın reddine, sair hususların gerekçeli kararda belirtilmesine” denildiği halde, gerekçeli kararda “Davanın reddine” denildikten sonra hükmün 3. bendinde “İİK.nun 72/4 maddesi gereğince borç miktarı olan 4.797,28 TL. üzerinden % 40 oranında hesaplanan 1.990,91 TL. tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine” denilmiştir. Böylece tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında % 40 tazminat yönünden çelişki yaratılmıştır. Bu hal, HUMK.nun 381/2. (HMK m.298/2) maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/8050, K. 2012/15239, 17 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama