KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/9103 E., 2012/14195 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki birleşen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av... gelmiş, diğer taraf davalılar adına kimse gelmemiş olduğundan, onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili asıl davada, genel kredi taahhütnamesi gereğince davalı şirkete verilen, kredinin teminatı olarak ipotekler tesis edildiğini, borç ödenmediği için girişilen ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takiplere haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 inkar tazminatı istemiş, birleşen davada ise kredi alacağının tahsili için girişilen genel haciz yolu ile takiplere davalı kefillerin haksız olarak itiraz ettikleri ileri sürülerek itirazlarının iptali ile %40 inkar tazminatı talep ve dava edilmiştir.
Davalı taraf davanın reddi ile %40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bilirkişiler Yrd. Doç Dr. .. ve ..'dan alınan 11.12.2009 tarihli kurul raporunda, banka alacağı kefillerin kefalet limiti ve temerrüt tarihleri de gözetilerek ayrı ayrı hesaplanmış, taleple bağlılık kuralı gözetilerek ayrı bir hesap tablosu çıkarılmış ve ödemeler borçtan mahsup edilmiştir.
Mahkemece taraf vekillerinin itirazları, dekontlarla ilgili Adli Tıp Kurumunun imza incelemesine ilişkin rapor gözetilerek 09.07.2010 tarihli birinci ek rapor ve asıl dava ile birleşen dava yönünden ayrı ayrı hesaplama yapılması için 30.03.2011 tarihli ikinci ek rapor alınmıştır. Bu raporlar karar yerinde gösterilmiş olmakla beraber mahkemece yeniden hesap yapılarak raporlarda belirtilen miktarın altında hüküm kurulmuştur.
HUMK'nun 275 (HMK'nun 265) maddesi gereğince, “Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.” hükmü yer almaktadır.
Hal böyle olunca, alınan raporlara itibar edilmeyecekse özellikle rapor düzenlenmesi istenilen hususlar belirtilmek suretiyle konusunda uzman 3 kişilik bilirkişiden itirazları karşılayan yeni bir rapor alınması gerekirken nasıl hesaplandığı anlaşılamayan şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/9103, K. 2012/14195, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama