KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/9111 E., 2012/13284 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, satıştan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı, cevap dilekçesinde davanın reddini istemiş, düplik dilekçesi ile taraflar arasındaki sözleşme hükmü gereğince uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiğini bildirerek davanın görev yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece davalı yanın tahkim itirazı davacı vekilince reddedilmesinden sonra davalının cevap dilekçesini ıslahla tahkim itirazında bulunduğundan ve tahkim itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizce 09.06.2009 günlü kararı ile “...usuli kazanılmış hak, ıslah yoluyla ortadan kaldırılamaz.
Mahkemece belirtilen ilkeler durulup, tartışılmadan cevap dilekçesinde unutulmuş olan ve ıslah dilekçesiyle ileri sürülen tahkim itirazının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”hükmün davacı yararına bozulmasına, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına”denilerek mahkeme kararı bozulmuş, mahkemece direnme kararı verilip, işbu direnme kararının davacılar vekilince temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No:2011/19-735, Karar No:2012/93, 22.02.2011 günü;
“..., tahkim itirazı usul hukuku kurumu olup, cevap dilekçesinin ıslahı suretiyle ileri sürülmesiyle birlikte tamamlanmış bir usul işlemidir. Tahkim itirazı, işlem tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda sınırlı olarak sayılan ilk itirazlar arasında sayılmamıştır.
Bu nedenle, niteliği gereği kural olarak cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir ise de, bu husus unutulmuşsa, sonraki aşamada davacının muvafakati ile ileri sürülmesi olanaklıdır. Şayet, davacının itirazı ile karşılaşılmış ise, bir usul hukuku kurumu olan tahkim itirazı, ilk itirazlardan olmamakla, cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla da ileri sürülebilir.
Davalı da cevap dilekçesini ıslah ederek tahkim itirazını ileri sürdüğüne göre, mahkemece, kural olarak ıslah yoluyla tahkim itirazının yapılabileceğinin kabulü yerindedir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/9111, K. 2012/13284, 20 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama