KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/9497 E., 2012/14216 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili; davalının müvekkiline olan borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, borcu ödediğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalının takip konusu senetteki imzaya itirazının bulunmadığı, davalının ödeme iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığı, kambiyo senedi vasfını yitiren senedin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, davalının takipten önce temerrüde düşürülmediği, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 10.000 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve davacının tazminat isteminin reddine, asıl alacağa takipten sonra yasal faiz talep edilebileceğinin tespitine karar verilmiş, hükmü davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Somut olayda icra takibi, bonodan kaynaklanan alacağın tahsiline yöneliktir. Bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 40’ı oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken bu talebin reddinde isabet bulunmamaktadır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/9497, K. 2012/14216, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama