KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2013/10169 E., 2014/7900 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalılar vek. Av. ...'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 1996 yılından itibaren değişik sürelerle bayilik sözleşmeleri akdedilip, bu bayilik sözleşmeleri kapsamında davalılardan ... ile ... tarafından maliki oldukları taşınmaz kaydına davacı lehine (15) yıl süreli, 15.10.2011 tarihine kadar geçerli intifa hakkı tesis ettiklerini, davalı şirket ile en son 10.11.2006 tarihinde intifa hakkı bulunan taşınmazda akaryakıt istasyonunun (5) yıl süreyle işletilmesi hususunda bayilik sözleşmesi akdedildiğini,
sözleşmenin süre sonunda yenileneceği inancı ile 23.01.2007 günü akdedilen protokol ile intifa hakkının (10) yıl daha uzatılmasına karar verilip, intifa hakkının 15.10.2021 tarihine kadar geçerli olacak şekilde tesis edildiğini, davalılardan ...'nın davalı şirket borçlarına kefil olduğunu, (10) yıl süreli intifa hakkı karşılığı davalı şirkete protokol gereği 26.01.2007 tarihinde ödeme yapıldığını, ancak Rekabet Kurulu kararı ile dikey ilişkinin (5) yıl süre ile sınırlanması ve davalı şirket ile bayilik sözleşmesinin yenilenmesi hususundan mutabakata varılamayınca bayilik ilişkisinin son bulduğunu, intifa hakkının tapudan terkin edildiğini,
intifa hakkı terkin edilmese dahi, 10.11.2011 tarihi itibariyle geçersiz hale geldiğinden davacının bu haktan yararlanma imkanı kalmadığını, ancak davalı yanın ödenen intifa ifasını halen iade etmediğini belirterek, 1.264,930,50 TL tutarındaki intifa bedeli ile 708.00 TL otomasyon sistemi demontaj bedeli olmak üzere toplam 1.265.635,50 TL'nin ödeme tarihi olan 26.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, tapudan intifa hakkının terkin edilmediğini, haksız açılan davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
Mahkemece, bayilik sözleşmesi, ekleri, intifa tesis edilen gayrimenkule ilişkin getirilen tapu kaydına göre, dava açıldığı tarihten sonra dahi intifanın terkin edilmediği, davacı yararına intifanın devam ettiği, intifa hakkı sahibinin gayrimenkulü bayilik ilişkisi çerçevesinde kullanıp kullanmayacağının dava konusu dışında olup, intifa hakkı kalkmadığı sürece davacı kullanımına sunulu durumda olduğu, intifa terkin edilmeden talep edilen bedel iadesinin erken açılmış bir dava durumunda olduğu gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2013/10169, K. 2014/7900, 24 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama