KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2013/11264 E., 2013/15777 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı aleyhine senede dayalı olarak ilamsız icra takibi yaptıklarını, ancak davalının haksız itirazı sonucu icra takibinin durduğunu, müvekkili ve dava dışı ... ile davalı ve arkadaşları arasında ortak pancar ekimi yapıldığını, hasat yapıldıktan sonra yapılan hesaplaşma sonucu davalı ve arkadaşlarının takibe konu senedi imzalayarak müvekkiline verdiklerini, bu konuda 02.....2006 tarihli tutunağın da olduğunu, davacının müvekkili ve ortağı olan ... hakkında zorla senet imzalatmak suçundan yaptığı şikayet sonucu takipsizlik kararı verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, davalının böylelikle senetteki imzasını kabul ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe dayanak evrakın senet vasfında olmadığını, bu sebeple senet vasfı taşımayan evrak üzerinde belirtilen mahkeme ve icra dairelerinin yetkisiz olduğunu, kaldı ki, senette müvekkilinin imzasının bulunmadığını, senette iki kişinin imzasının bulunduğunu, ortada bir alım satım ya da bir şeyin ifasının olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve Asliye Ceza Mahkemesi içeriğine göre, icra takibinde Develi İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğu, davalının Asliye Ceza Mahkemesinde birden fazla alınan beyanlarında hem protokoldeki hem de bu protokole dayalı olarak keşide edilen senet altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, ancak cebir altında imzaladığını ifade ettiği, yağma suçundan takipsizlik kararı verildiği, davalı aleyhinde iftira suçundan açılan kamu davasında ise davalı hakkında ceza verildiği, senet altındaki imzanın davalıya ait olduğunun kendi ikrarıyla sabit olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin 90.000 TL üzerinden devamına ve davalının %40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2013/11264, K. 2013/15777, 10 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama