KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2013/11650 E., 2013/15784 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalılardan bankanın müvekkili aleyhine iki ayrı dosyada bonoya dayalı takip başlattığını, takibe konu bonodaki borçlu imzanın müvekkiline ait olmadığını, bononun muhtemelen diğer davalı tarafından sahte olarak düzenlendiğini belirterek müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre, takibe konu bonolardaki imzaların davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takiplere konu bonolar nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-4603 sayılı Kanunda Ziraat Bankası A.Ş., Halk Bankası A.Ş., Tasfiye Hâlinde Emlak Bankası A.Ş. aleyhine açılan davalar bakımından harç muafiyeti getirildiğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. 4603 sayılı Kanunun 4684 Sayılı Kanunla değişik geçici 4. Maddesinin 2. Fıkrasında getirilen harç muafiyetinin adı geçen bankalarca kredi alacaklarının tahsili amacı ile yeniden yapılandırma süreci içerisinde açılmış ve açılacak dava veya takiplerle ilgili olup, davalı ...nin sözü geçen yasa hükmündeki muafiyetten yararlanamayacağından karar ve ilam harcından diğer davalıyla birlikte sorumlu tutulması gerektiği halde yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2013/11650, K. 2013/15784, 10 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama