İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 19. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/12139 K.2014/9612

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı…

Esas2013/12139Karar2014/9612Tarih21 Mayıs 2014Okuma5 dk · 1.008 kelime

KÜNYE

19. Hukuk Dairesi 2013/12139 E., 2014/9612 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Mayıs 2014
Mahkemesi
Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
23/05/2013
Numarası
2012/263-2013/143
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.008 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. E.. Y.. ile davalı vek. Av. F.. A..'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkilinin ilamsız icra takibine konu 1.095.000.00 TL. alacağının 230.067,78 TL.lik kısmının davalı şirkete verilen borçtan doğduğunu, müvekkili tarafından davalı şirkete bu miktar borç verildiğinin şirket yıl sonu bilançosunda da kayıtlı olduğunu, kalan 864.932,22 TL.lik kısmının ise müvekkiline ait arsanın davalı şirkete satışından kalan alacağı olduğunu ileri sürerek bu alacakların tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının alacağa dayanak gösterdiği parasal hareketlerin tamamının fiktif ve hayali hesap hareketleri olduğunu, şirket nezdindeki muhasebe kayıtlarının sonradan düzenlendiğini, şirketin paraya ihtiyacı yokken para koymanın anlamı olmadığı gibi vergi yasaları uyarınca da bu miktarda para konmasına olanak bulunmadığını, davacı muhasebe kayıtlarına göre bu miktar borç verdiğine dair kayıt oluşturmuş ise de kasada böyle bir kayıt ve paranın bulunmadığını, arsa satışı nedeniyle düzenlenen 27.12.2011 tarihli resmi senette bu satış nedeniyle alacağını tamamen aldığını ve hiçbir alacağı bulunmadığını beyan ettiğini,

şirketin yönetiminin Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava ile kayyuma tevdi olunduğunu ileri sürerek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere göre; her ne kadar alınan bilirkişi K. E.’nin 30/04/2013 tarihli raporuna göre; davacının dava konusu taşınmazdaki hissesinin satışından alacağının 889.959,00 TL olduğu, şirket defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemede davacı T.

Ç.'nun davalı şirketten 230.076,78 TL alacaklı olduğu, taşınmazın satışından kaynaklanan 889.959,00 TL alacak eklendiğinde davacının toplam alacağının 1.120.335,78 TL olduğu, bilirkişi raporunda mevcut kasa hareketleri ve gerekse şirketin banka hesapları üzerinde bizzat davacının talebi ile gerçekleştirilen para hareketlerinin davalı şirketin bilançosu sonuç hesaplarının "131 ortaklardan alacak hesabı", "336 diğer borçlar hesabı", "331 ortaklara borçlar hesabı" ve "100 kasa hesabı" hesaplarının düzenlenmesi amacına müteallik olarak yapıldığı sonucunu ürettiği ve davacının davalı şirketten 5.067,78 TL bakiye alacaklı olduğu,

dava konusu taşınmazın satışından kaynaklanan alacak eklendiğinde davacının toplam alacağının 895.026,78 TL olduğu belirtilmiş ise de; davacı ortak ile dava dışı ortakların birden fazla davalı şirkete borç para verdikleri, borç para verildiğinde verilen paraların şirketin borçlarını ödemelerde kullanıldığı,

davacının davalı şirkete borç olarak verdiği 225.000,00 TL'nin alınan arsalara istinaden ilk ödemelerde kullanıldığı dikkate alındığında defter ve belgelere itibar edilmesi ve davacının davalı şirketten borç olarak verdiği paralara ilişkin 230.067,78 TL alacaklı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, taşınmazın satışından kaynaklanan 889.959,00 TL alacak eklendiğinde davacının toplam alacağının 1.120.335,78 TL olduğu, davacının icra takibinde bu alacaktan daha az olan 1.095.727,00 TL asıl alacak talep ettiği dikkate alınarak davacının asıl alacak talebinin yerinde olduğu,

takipten önce temerrüde düşürülen davalı şirketten 15.940,57 TL işlemiş yasal faiz talep edilebileceği anlaşıldığından davacının itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, davacının alacağının likit olduğundan asıl alacağın % 40'ı olan 438.290,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, davacının münferit yetkili olduğu davalı şirkete verdiği borç para ile ½ hissedarı olduğu taşınmazın davalı şirkete satışından doğan bedelin tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi gereği iptali istemine ilişkindir.

Davalı şirket, şirketin görülmekte olan başka bir dava nedeniyle yönetimin kayyıma tevdi edildiğini, müvekkili şirket defterlerindeki kayıtların sonradan fiktif olarak oluşturulduğunu, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını, resmi senette satım bedelinin peşin alındığının yazılı olduğunu ileri sürmüştür.

Bilindiği üzere HMK'nın 266/1. maddesi hükmünde “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.” denilmektedir. Nitekim bu hüküm gereği mahkemece uyuşmazlığın çözümünde ticari defterler üzerinde inceleme yapılmasına karar verilip 30.04.2013 tarihli bilirkişi kök raporu alınmıştır.

Alınan bilirkişi raporunun gerekçesinde ve sonuç kısmında “gerek şirketin resmi defter ve muhasebe kayıtlarında mevcut nakit kasa hareketleri ve gerekse şirketin banka hesapları üzerinden bizzat davacının talimatı ile gerçekleştirilen para hareketleri davalı şirketin bilançosu sonuç hesaplarının "131 ortaklardan alacak hesabı", "336 diğer borçlar hesabı", "331 ortaklara borçlar hesabı" ve "100 kasa hesabı" hesaplarının düzenlenmesi amacına müteallik olarak yapıldığı sonucunu ürettiği, şirketin defterlerinde 100 kasa hesabında bulunan 1.231.534,65 TL paranın fiili olarak bulunmadığı,

bu paranın şirketin bir kısım faaliyetleri neticesinde kasada oluşmuş şişirme ve fiktif bir tutar olduğu, yapılan işlemlerin bir kısmının da bu bakiyenin eritilmesine müteallik olarak yapıldığı kanaatinin oluştuğu, yine banka vasıtası ile yapılan para hareketlerinin arsa alımından dolayı şirketin defterlerinde şirket ortaklarının alacağı olarak kayıtlanan 4.000.000 TL. şirket borcunun eritilmesine müteallik olduğu kanaati oluştuğu” saptanmış, sonuç olarak ise “bütün bu tespit ve değerlendirmeler ile birlikte davacı ile davalı şirket arasında ve davalı şirketin diğer ortağı M.

T. Ç. ile alakalı olarak alım satımı yapılan taşınmazlar dolayısıyla bir alacak borç ilişkisi de kurulmuş bulunduğu, buna göre davacı ve şirketin diğer ortağı M. T.

Ç.'nun ½ oranında kendi adlarına tapu tescili bulunan taşınmazların şirkete toplam 4.000.000,00 TL. bedel ile satmış oldukları ve bu işlemden dolayı şirketten alacaklı hale geldikleri, neticede dava konusu takip dosyasında 13.06.2012 tarihi itibarı ile 895.026,78 TL asıl alacak, 37.114,79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 932.141,57 TL olduğu,” belirtilmiştir.

Bu rapora 15.05.2013 tarihli dilekçe ile davalı vekili, 06.05.2013 tarihli dilekçe ile de davacı vekili gerekçelerini göstererek itiraz etmişlerdir.

Bu durumda Mahkemece yukarıda değinilen HMK'nın 266/1. maddesi gözetilerek yeniden konusunda uzman 3 kişilik bir bilirkişi heyetine taraf ticari defter ve kayıtları, banka kayıtları ve dosya kapsamında ibraz edilen belgeler üzerinde inceleme yaptırılarak ve taraf vekillerinin itirazları değerlendirilerek hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken alınmış olan rapor da kabul edilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 1.100.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2013/12139, K. 2014/9612, 21 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/12139
Karar No
2014/9612
Tarih
21 Mayıs 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/12141 K.2014/10848
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/12142 K.2014/10849
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/12142 K.2014/7543
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/12145 K.2014/13376
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/12146 K.2014/11551
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/12147 K.2014/11976

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.