KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2013/16102 E., 2014/2271 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2014
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi çerçevesinde dava dışı bu kişiye kredi kullandırıldığını, davalıların bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatı ödenmesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ihtarnamenin müvekkillerine tebliğ edilmediğini, müvekkillerinin muaccel hale gelmiş bir borcunun bulunmadığını, icra takibinin usulsüz olması nedeniyle takibe itirazlarının haklı olduğunu, davacı bankanın muaccel hale gelmiş bir borcun varlığı halinde dahi asıl borçlu aleyhine icra takibi yapıp takip semeresiz kalmadıkça kefillerden borcun ifasını isteyemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda davalıların dava dışı... ile davacı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış bulunmalarından dolayı kredi borcundan sorumlu oldukları, sorumluluk limitlerinin temerrüt tarihi itibariyle kefalet miktarı 100.000,00 TL ile sınırlı olduğu, davalıların asıl borçlu aleyhine takip yapıldıktan sonra kalan miktar için kendilerine başvurulabileceği yönündeki savunmalarının sözleşmedeki müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatları karşısında 818 sayılı B.K nun 487. Maddesine göre yerinde olmadığı, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2013/16102, K. 2014/2271, 30 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama