İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 19. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/19384 K.2014/5356

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı 2004/190 E. 2006/59 K. sayılı kararda ısrar edilmek sureti ile bu kısma ilişkin açılan davanın reddine, LPG/ Otogaz Sözlemesi ile…

Esas2013/19384Karar2014/5356Tarih19 Mart 2014Okuma5 dk · 971 kelime

KÜNYE

19. Hukuk Dairesi 2013/19384 E., 2014/5356 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Mart 2014
Mahkemesi
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
14/10/2010
Numarası
2007/520-2010/553
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

971 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı 2004/190 E. 2006/59 K. sayılı kararda ısrar edilmek sureti ile bu kısma ilişkin açılan davanın reddine, LPG/ Otogaz Sözlemesi ile ilgili açılan davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında 22.10.1996 tarihli Tüplü Bayilik Sözleşmesi, 15.01.2013 tarihinde ise Otogaz Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, davalının her iki sözleşmeye de aykırı davrandığını, durumun mahkeme aracılığıyla yapılan tespit işlemiyle de saptandığını, her iki sözleşmenin de feshedildiğini, davalının tüplü bayilik sözleşmesi nedeniyle 195.315.170,750 TL Otogaz Bayilik Sözleşmesi uyarınca da 65.105.390,250 TL cezai şart ödemesi gerektiği belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000.000.000 TL cezai şart alacağının fesih tarihi olan 12.06.2003 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin matbu olarak düzenlenmiş olup, boş bırakılan kısımların sonradan davacı yanca müvekkilinin iradesine aykırı olarak doldurulduğundan, cezai şart istenemeyeceğini, 15.01.2003 tarihli sözleşmenin ise müvekkilince 08.04.2003 tarihinde feshedildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece; toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının cezai şart talebini 22.10.1996 tarihli sözleşmenin 27. ve 15.01.2003 tarihli sözleşmenin 8. maddelerine dayandırdığı, inceleme ve değerlendirmenin bu hususlar gözetilerek yapıldığı, 22.10.1996 tarihli sözleşmenin 27. maddesindeki “150” rakamının HUMK 298. maddesi anlamında çıkıntı niteliğinde olup, yanların onayını taşımadığı, bu nedenle davacının bu sözleşmenin 27. maddesindeki diğer koşullar gerçekleşse bile, cezai şart tutarının hesaplanmasının mümkün olmadığı, davanın bahse konu sözleşme nedeniyle cezai şart talebinin haklı nedenlere dayanmadığı,

15.01.2003 tarihli sözleşmenin ise davalı yanca, davacının gaz sevkiyatını kesmesi nedeniyle 08.04.2003 tarihinde feshedildiği, Karaman Sulh Hukuk Mahkemesince delil tespit isteminin sözleşmenin yürürlükte olmadığı 05.06.2003 tarihinde yapıldığı, sözleşmenin yürürlükte olduğu süre içerisinde davalının başka firmalardan LPG temin ettiği hususunun davacı yanca iddia ve ispat edilemediği,

davalının sözleşmeyi feshinin haklı nedenlere dayanıp dayanmadığı hususunun değerlendirilmesine gerek olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2007/2084 E. 6673 K. sayılı 25.06.2007 tarihli ilamıyla “dosyaya delil olarak sunulan 08.04.2003 tarihli davalı yanca çekilen ihtarın feshi içermediği, bu ihtarın davacı tarafa LPG vermesi yönünde mehil içeren bir ihtarname olduğu, o halde davalının sözleşmeyi daha önce feshettiğinin kabulünün doğru olmadığı,

bu durum karşısında davalının sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığı ve davacının feshinin haklı olup olmadığı yanlar arasındaki sözleşme hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi öte yandan açığa senet düzenlenmesi hukuk sistemimizde mümkün olduğu,

sözleşmede boş bırakılan kısımların sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden tarafın bu iddiasını kesin delillerle kanıtlamakla yükümlü olduğu ve mahkemece bu yönlerin gözetilmemiş bulunmasının da isabetsiz olduğu" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkemece; yargılamaya devam edilerek taraflar arasında akdedilen 22.10.1996 tarihli tüplü bayilik sözleşmesinin davacı elinde bulunan nüshasındaki 27. maddesinde “150”rakamı yazılı olduğu halde, davalı yanca dosyaya sunulan nüshasında bu bölümün boş bulunduğu, böylece sözleşme akdolunurken tarafların cezai şart kararlaştırmadıklarının anlaşıldığı, her ne kadar sözleşme bağıtlandığı sırada davalı yanın bu bölümü iptal etmeyerek basiretsiz davrandığı ve ilgili hanenin doldurulmasını davacının insiyatifine bıraktığı düşünülecek ise de, aynı gerekçenin davacı için de geçerli olduğu,

zira baştan beri cezai şart istemi var ise bunun davalı elindeki nüshasına da yazılması gerektiği ve böylece davacının da basiretsiz olduğu, bu durum karşısında sözleşme akdedildiği anda cezai şartla ilgili bir düzenleme yapmamak suretiyle yanların irade birliğine vardıkları ve bunun da davalı tarafından kesin delille kanıtlandığı belirtilerek,

tüplü bayilik sözleşmesiyle ilgili önceki kararda ısrar edilmiş ve bozma ilamıyla ilgili diğer kısma uyularak benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda 15.01.2003 tarihli LPG sözleşmesi gereğince davalı yanın akde aykırı davranması sonucu davacının cezai şart isteminde haklı bulunduğu gerekçesiyle, tüplü bayilik sözleşmesiyle ilgili açılan davada, önceden verilen 16.02.2006 tarihli 2004/190 E. 2006/59 K. sayılı kararda ısrar edilmek suretiyle bu kısma ilişkin açılan davanın reddine,

diğer LPG (Otogaz) Sözleşmesi ile ilgili açılan davanın kabulü ile 10.000,00 TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine, davacı vekilince yerel mahkemenin önceki kararda ısrar etmek suretiyle vermiş bulunduğu red kararı temyiz edilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca yapılan inceleme sonrasında verilen 2011/19-727 E. 2012/95 K. sayılı karar ile “yerel mahkemenin açıkça bozmaya uyarak verdiği ve yine ayrıca kısmi direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; bozmadan esinlenerek ilk kararda tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni bir gerekçeye dayalı yeni bir hüküm niteliğinde olduğu ve böylece temyiz incelemesi görevinin Özel Daire'ye ait bulunduğu gerekçesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmiştir.

Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonrasında;

Temyize konu uyuşmazlık davacı ve davalı tarafça dosyaya ayrı ayrı sunulmuş olan bayilik anlaşmalarının 27. maddesinde matbu sözleşmede boş bırakılmış olan cezai şart miktarının sonradan anlaşmaya aykırı doldurulup doldurulmadığı yönüne ilişkindir.

Davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan 22.10.1996 tarihli sözleşmenin 27. maddesindeki boşluğun “150” rakamı yazılarak doldurulmuş olduğu, davalı tarafça sunulan aynı tarihli sözleşmenin 27. maddesinde ise bu kısmın boş bırakılmış olduğu görülmüştür.

Belirtilen sözleşmelerin tarihleri aynı olmakla birlikte davacı tarafça sunulmuş olan sözleşme metninin taraflar başlıklı birinci sahifesinde bayinin "S.. Petrol Ltd. Şti.", olduğu ve adresinin "A.. Mah. S.. H.. Cad. No: ..." olarak gösterildiği ve bu sözleşme metninin A.. San. ve Tic. AŞ., H.. S.. ve M..S.. tarafından imzalanmış olduğu, davalı yanca sunulan sözleşme metninde ise bayi olarak “S.. Ticaret M.. S..” firmasının yazılı olduğu ve adresinin ise “A.. Mah. S.. H.. Cad. No: ... olarak gösterildiği ve sözleşme metninin A.. San. ve Tic. AŞ. ile M.. S.. tarafından imzalandığı görülmüştür.

Taraflarca dosyaya sunulan ve her ikisi altında ıslak imzalar bulunan aynı tarihli sözleşme metinlerinin “Taraflar” başlıklı giriş bölümünde yer alan bayi isim ve ünvanlarıyla adreslerdeki değişiklik üzerinde durulup tartışılarak, uyuşmazlığın bu yönde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda varılacak uygun sunuca göre çözümlenmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2013/19384, K. 2014/5356, 19 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/19384
Karar No
2014/5356
Tarih
19 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/19385 K.2014/5291
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/19385 K.2014/3391
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/19385 K.2014/4212
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/19385 K.2014/8528
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2013/19386 K.2014/6334
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/19386 K.2014/3395

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.