KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2013/3533 E., 2013/7480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalılardan ... tarafından müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine konu 28.05.2009 vade tarihli, 90.000.TL bedelli bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ve sahte olarak tanzim edildiğini belirterek müvekkilinin bu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... vekili, müvekkilinin takibe konu bonoyu diğer davalı ...'dan olan alacağına karşılık aldığını,müvekkilinin bonodaki imzanın sahteliğini bilemeyeceğini ve iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda; davaya konu bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olmayıp ceza soruşturma dosyasında alınan raporda davalılardan ...'ın eli ürünü olduğunun anlaşıldığı, davacının okuma yazma bilmeyen imza yerine mühür kullanan ve yaşlı biri olduğu, davalılardan ...'un yaptığı takipte sadece davacıya karşı icrai işlem yaptığı bu durumun davalıların kötü niyetini gösterdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve davalıların kötü niyet tazminatı ödemesine hükmedilmiş hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı tarafın aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalılardan ... dava konusu bonoda ciranta konumunda olup lehtar olan diğer davalı ...'tan bonoyu ciro suretiyle almıştır. Dolayısıyla davalı ...'un keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığından ve kötü niyeti kanıtlanamadığından bu davalının kötü niyetinden söz edilemez. Mahkemece yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2013/3533, K. 2013/7480, 25 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama