KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2013/529 E., 2013/17725 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali- alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-karşı davalı vekili Av. ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı ... Ltd. Şti. ile müvekkili arasında 2 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin işletmesini ...’a taşıdığını bildiğini ve sözleşmede belirtilen bölgede şube olarak satışa devam edeceği taahhüdünde bulunduğunu, ancak taahhüdüne uymadığını, bunun üzerine akdin haklı nedenle fesih edildiğini, kefil olan diğer davalı ile birlikte 30.000 USD cezai şarttan sorumlu olduklarını, alacağın tahsili için yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, 10.12.2009 tarihli sözleşmenin yetkili imzayı taşımadığı için geçersiz olduğunu, şirket markasının ...’a taşındığını ve davacı yanca da kabul edilerek akdin karşılıklı sona erdiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Karşı davada ise haksız yere paraya çevrilen teminat tutarı 15.000 TL’nin tahsili talep ve dava edilmiş, karşı davalı ... A.Ş., karşı davanın süresinde açılmadığını beyan ederek reddini istemiştir.
Mahkemece 10.12.2009 tarihli sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığı için şirketi bağlamadığı, geçerli olan 2004 tarihli sözleşmede cezai şarta ilişkin hüküm bulunmadığı şirket merkezinin ...’a taşınmasına itiraz olunmadığı ve yapılan tespitin akdin feshinden sonra olduğundan delil olarak kabul edilemeyeceği bu durumda davacının akdi feshinin haklı nedene dayanmadığı gerekçeleriyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Karşı davalı vekili tarafından, karşı davanın süresinde açılmadığı yolunda itirazda bulunulmuş olup yapılan incelemede karşı davanın süresi içinde açılmadığı anlaşılmıştır. Bu itiraz dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2013/529, K. 2013/17725, 11 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama