KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2013/7785 E., 2013/12615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ...'nın 01.08.2005 ile 30.10.2009 tarihleri arasında ... Tekstil Ürünleri Pazarlama Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti'nin %50 hissedarı olduğunu, hisselerini 30.10.2010 tarihinde ...'ya devrettiğini, müvekkilline 10.05.2010 tarihinde ...
Şubesi'nden bir ihtarname geldiğini, ihtarnamede kredi kullanıldığı ve müvekkilinin kefil olduğunun belirtildiğini, ancak müvekkilinin hiçbir krediye kefil olmadığını, bu durumun bankaya bildirildiğini, ancak buna rağmen bankanın Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2010/1444 E. sayılı dosyası ile 364.397.02-TL üzerinden ilamsız takibe geçtiğini, ödeme emrine itiraz edilip takibin durdurulduğunu, bunun dışında yine Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2010/1751 E. sayılı dosyası ile 02.09.2010 tarihinde 30.000-.TL üzerinden ilamsız takibe geçildiğini, bu takibe de itiraz ettiklerini, takibin durduğunu,
yine Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2010/2053 E. sayılı dosyası ile 18.10.2010 tarihinde 100.000-.TL üzerinden ilamsız takibe geçildiğini, bu takibe de itiraz ettiklerini, bu takibin de durduğunu, davalı bankanın kasıtlı olarak bu takipleri yaptığını, müvekkilinin borçlu olmadığını bildiklerini belirterek, bu icra takiplerinin dayanağı olan 1.000.000 -.TL'lik krediden dolayı müvekkilinin şimdilik 100.000,00 .-TL’lik kısmı ile ilgili borçlu olmadığının tespitine (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) ve %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının iddialarının yerinde olmadığını, davacının borca kefil olduğunu, genel kredi sözleşmesinde kefaletinin yer aldığını, imzanın da davacıya ait olduğunu, davacının yapmış olduğu itirazlar nedeniyle takibin durduğunu, bu yüzden zarara uğramadığını, %40 icra inkâr tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının açtığı menfi tespit davasında, takibe konu yapılan 22.07.2008 tarihli Kemalpaşa Şube Müdürlüğü’ne ait kredi sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, davalı bankanın takibi haksız ve kötüniyetli olarak açtığının tespit edilemediği, takipten önce alınmış bir ihtiyati haciz kararı bulunmadığı, davacının takibe itirazı ile takibin durduğu ve herhangi bir zararının da bulunmadığı,
bu kredi sözleşmesinin talep miktarı olan ve ıslahla arttırılan 494.754,02 .-TL’lik kısmından borçlu olmadığı gerekçesiyle, davalı bankanın takip konusu yapmış olduğu Kemalpaşa İcra Müdürlüğü’nün 2010/2053 E. sayılı dosyasında asıl alacak miktarı olan 100.000 .-TL.
Kemalpaşa İcra Müdürlüğü’nün 2010/1751 E. sayılı dosyasında asıl alacak miktarı olan 30.000 .-TL ve Kemalpaşa İcra Müdürlüğü’nün 2010/1444 E. sayılı dosyasında asıl alacak miktarı olan 364.439,02 .-TL toplamı olan 494.439,02 .-TL’den ve bunların ferilerinden borçlu olmadığının tespitine, davalı bankanın yapmış olduğu takiplerde haksız ve kötüniyetli olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından %40 kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş olup, mahkeme kararı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2013/7785, K. 2013/12615, 9 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama