KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2013/8303 E., 2014/6076 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 25/09/2012
- Numarası
- 2011/71-2012/169
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. N.. G.. ile davalılardan D.. Otomotiv Servis Tic. AŞ. S.. T..E..'un gelmiş diğer davalı tarafından kimse gelmemiş olduğundan; onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, ayıplı araç nedeniyle sözleşmenin feshi ile araç bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı D.. Otom. AŞ. Vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, ayıbın sözkonusu olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı Ş.. Ltd. Şti. vekili, diğer davalının cevap dilekçesi ve delillerinin tümüne iştirak ettiklerini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; dava konusu araçta duyulan şanzuman sesinin yolun pürüzsüzlüğüne ve kalitesine bağlı olarak meydana geldiği, kullanım şartlarına bağlı olduğu ve bir arızaya tekabül etmediği, meydana gelen ses şiddetinin ise motor ve yol gürültüsü limitlerinin içerisinde kaldığı, tespit bilirkişi raporu ile mahkemece aldırılan bilirkişi raporu arasında fark bulunmakta ise de, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesine daha detaylı ve teknik olduğu gözönünde tutularak bu bilirkişi raporuna değer verildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Dava, her iki davalı için de ayıba karşı tekeffül hükümleri çerçevesinde açılmış olup, davanın reddi de aynı sebebe, bir başka deyişle tek sebebe dayalı olması nedeniyle yargılamada kendilerini vekille temsil ettiren davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2013/8303, K. 2014/6076, 31 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama