KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2013/8776 E., 2013/13489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında ticari alışverişten kaynaklanan 5.399,64 TL alacak ödenmediği için icra takibine girişildiğini, takipten sonra 3.303,92 TL ödeme yapıldığı için bu kısım ile ilgili icra dosyasına feragat beyanında bulunulduğunu, davalı borçlunun takibe itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen 29.01.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne icra takibinin 5.399,64 TL asıl alacak, 38,40 TL işlemiş ticari (avans faizi) olmak üzere toplam 5.438,04 TL alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, takipten sonra dava açılmadan önce yapılan kısmi ödeme ile ilgili olarak icra dosyasına feragat beyanında bulunulduğunu ileri sürmüş ve ödenen bu kısmı düştükten sonra bakiye 2.415.26 TL yönünden iş bu itirazın iptali davasını açtıklarını bildirmiştir. Harca esas değer olarak da bu miktar belirtilmiştir. Başka bir anlatımla, davadan önce ödendiği bildirilen 3.303,92 TL davaya konu edilmemiştir. Buna rağmen mahkemece takip talebindeki toplam miktar dava konusu imiş gibi değerlendirme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması talepten fazlaya hükmedilemeyeceğine ilişkin HMK’nun 26. maddesine aykırılık oluşturduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2013/8776, K. 2013/13489, 11 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama