KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/10083 E., 2015/7426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. ... ile Av. ... ve davalı vek. Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında fabrikalarda teslim esaslı ihraç kaydıyla şeker satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkilinin 2011 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarında 2400 ton şeker ihraç etmesi gerekirken, ...'de meydana gelen iç karışıklıklar nedeniyle 500 ton şeker ihracatı gerçekleştirildiğini, bakiye miktarın ihraç edilemediğini, müvekkilince davalıdan ek süre alınmış ise de, gerek ...
Devletinin Türk mallarının ülkeye girişini engellemek için ek vergileri koyması gerekse ülkede can güvenliği kalmaması nedeniyle ihracatın gerçekleştirilemediğini, tekrar süre uzatım talebi karşısında davalının yüksek faiz isteminde bulunduğunu, ancak teminat mektubunun nakde çevrilmesi tehditi altında kalan müvekkilinin yüksek faiz oranı içeren davalı yanca sunulan taahhütnameyi imzalamak zorunda kaldığını,
sonrasında ... ile Türkiye arasındaki gelişen olaylar nedeniyle ihracatın gerçekleştirilmesinin imkansız hale geldiğini böylece sözleşmenin müvekkili yönünden ifa edilememesinin mucbir sebepten kaynaklandığının tespitiyle ve sözleşmenin haklı nedenle feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sürerken müvekkiline ait teminat mektubunun 02.04.2013 tarihinde davalı kurum hesabına yatırılmak zorunda kalındığını, bu yöndeki taleplerinin ıslahı gerektiğini bildirerek davaya istirdat davası olarak devam edilmesini ve teminat mektubu tutarı 190.256,00 TL'nin 02.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan istirdatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yanlar arasında akdolunan sözleşme kapsamında davacıya üç kez süre verilmiş ise de davacının taahhütlerini yerine getiremediğini, ...'deki karışıklık halinin önceden tahmin edilebilir nitelikte olup mucbir sebep olarak kabul edilemeyeceğini, sözleşmede herhangi bir ülke kısıtlaması da bulunmadığını tacir olan davacının basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosyaya delil olarak sunulan sözleşme hükümleri ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle; ...'deki durumun 2011 yılının başından beri artan bir gerilimle devam ettiği, mevcut durumun sözleşmenin bağıtlandığı tarih itibarıyla öngörülebilir nitelikte bulunduğu, ihracatı ...'ye gerçekleştirmenin davacı şirketin kendi insiyatifinde olduğu sözleşmede ihracat yapılacak herhangi bir ülke kısıtlaması da bulunmadığı ve mucbir sebep koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı yanca kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/10083, K. 2015/7426, 20 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama