KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/12412 E., 2014/15446 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 20/12/2011
- Numarası
- 2011/200-2011/267
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibinin davalıların haksız itirazları ile durduğunu belirterek, davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına ve %40' dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar zamanaşımı definde bulunarak, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı banka ile asıl sözleşme borçlusu davalı Z.. B.. arasındaki sözleşmenin düzenlenme tarihinin 22.05.2000 olduğu, icra takibinin başlatıldığı 10.11.2010 tarihi ile sözleşme tarihi arasında Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemenin kabulünde de olduğu üzere dava 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre sözleşme tarihinden değil, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Mahkemece bu hususun gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gibi, kabule göre de asıl borçlu ve müteselsil kefiller arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğundan asıl kredi borçlusu Z.. B..'nın müteselsil kefil olan diğer davalıları vekil sıfatıyla temsil etmesinin mümkün olmadığının dikkate alınmaması da bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/12412, K. 2014/15446, 20 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama