KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/15170 E., 2015/2418 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu, itirazın haksız olduğunu, zira faturaların teslim alan kısmında davalının imzasının bulunduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, genel yetki kuralı gereğince ..... icra dairelerinin ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, ayrıca müvekkilinin davacıdan mal almasının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; takibe konu irsaliyeli faturalardan birinin teslim alan kısmında imza bulunmadığı, diğer irsaliyeli faturanın teslim alan kısmında bulunan imzanın ise davalı eli ürünü olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla davacının takibe konu faturalardaki malları davalıya teslim ettiğini, yani satış akdini ıspat edemediği, bu durumda davaya konu takibin bir miktar para alacağından ibaret olduğunun söylenemeyeceği, İİK'nın 50. maddesi yollaması ile HMK'nın 6.maddesine göre takibin borçlunun ikametgahı olan Manavgat icra dairesinde yapılması gerektiği, dolayısıyla davalının icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazın yerinde olduğu, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince; mahkemece davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmesi gerekirken davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ancak bu husus tekrar yargılama yapmayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. madde yollamasıyla HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/15170, K. 2015/2418, 23 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama