KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/15362 E., 2015/12792 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, müvekkilinin keşideci ve avalisti, davalılardan ....’nin lehdarı, diğer davalı ... Köprülüoğlu’nun ciro yoluyla hamili olarak yer aldığı bonoya dayalı olarak davalı hamil tarafından müvekkilleri aleyhine takip yapılmış ise de, bu senedin hizmet akdi sözleşmesi kapsamında teminat olarak davalı lehtara teslim edildiğini ancak bedelsiz bulunduğunu, buna rağmen yetkiliye ait olmayan ciranta imzasıyla davalı hamile intikal ettirildiğini, bedelsiz senedin usulsüz şekilde ciro yapıldığını, senette avalist olarak ... adına atılan imzanın da bu davacıya ait bulunmadığını belirterek, takibe konu senetten dolayı davalılara borçlu olunmadığının tesbitine, %40 oranında tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davalılardan ...’ın, diğer davalı .... adına borcuna karşılık ciro etmek suretiyle takibe konu senedi müvekkiline verdiğini, bu senedin teminat senedi olduğuna dair yazılı delil bulunmadığını ve ciro silsilesinde kopukluk olmadığını bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılamada toplanan delillere göre, davacı yanın takibe konu senedin teminat senedi olduğuna dair iddialarını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı gibi, imzaların iskiklali prensibi uyarınca, davacının davalı lehtarın imzasının sahte olduğuna dair iddiaları ileri süremeyeceği ve böylece ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığı gerekçesiyle, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/15362, K. 2015/12792, 14 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama