KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/15734 E., 2015/2149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı yanca müvekkili aleyhine kredi sözleşmesine dayalı icra takibi başlatılmış ise de, müvekkilinin takip dayanağı sözleşmede kefaleti bulunmadığını dava dışı bir krediye kefaleti bulunmakta olup takibinde de kefili olduğunu düşündüğü sözleşmeye dayalı yapıldığı kanaatiyle takibe itiraz edilmediğini, sonrasında müvekkilince davalı banka aleyhine açılan menfi tespit davasında davalının anlaşma teklifi üzerine zorunlu olarak muzeyaka halinde davasından feragat ettiğini takip kapsamında davalı bankanın alacağını önce davalılardan ...'e sonra da bu temliği feshederek diğer davalı ...'e temlik ettiğini,
müvekkilinin borçlu olmadığı halde ...'e ödemelerde bulunduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 17.09.2012'den itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., dava dışı bir tahsilat yapmadığını ve kendisine husumet düşmeyeceğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davacı yanca daha önce açılan menfi tespit davası kesinleşmemiş ise derdest halde bulunup bu yönden davanın reddi gerektiği gibi öte yandan davacının 05.07.2011 tarihinde icra dosyasına takibe konu borcu kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunduğu ve taahhüde konu 53.750,00 TL'nin tamamının da davacı yanca ödenmediğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı banka vekili, davacının takibe dayanak sözleşmede kefil olarak yer aldığı takibe itiraz etmeyerek, takibin kesinleştiği gibi takiple ilgili açtığı menfi tespit davasından da feragat ettiğini ve feragat nedeniyle verilen red kararının halen kesinleşmediğini bu nedenle istirdat davası açmakta davacının hukuki yararı da bulunmadığını bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının icra takibine konu sözleşmede kefil olarak yer aldığı, icra dosyasına yapılmış ödeme belgelerine rastlanılmadığı gibi bu konuda davacı yanca delil de sunulamadığı, davacının 05.07.2011 tarihinde icra dosyasına ödeme taahhüdünde bulunarak takibe konu borcu 53.750,00 TL olarak ödemeyi kabul ettiğinin görüldüğü davacının aynı gerekçelerle açtığı menfi tespit davasından da feragatı sonucu davanın reddine karar verilmesi nedeniyle kesinleşmeyen bu karar kapsamında istirdat davası açılmasında hukuki yararın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/15734, K. 2015/2149, 18 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama