KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/16848 E., 2015/13997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalılardan ... vek. Av. ... ve diğer davalı ... vek. Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ...'in gayriresmi biçimde birlikte iken bu gayriresmi ilişkinin devamını teminen ve ileride yapılarak resmi evliliği güvence almak için davalı yanca müvekkilinin zorlanması üzerine keşideci kısmı yazılı, diğer kısımları boş olan bononun teminat amacıyla müvekkilince imzalanarak davalıya verildiğini,
sonrasında resmi evlilik gerçekleşip anlaşmazlıklar yaşanması üzerine boşanma davası açılınca davalının yırtıp attığını söylediği ve bedelsiz olan senedi doldurarak diğer davalıya ciro ettiğini ve davalı hamil ... tarafından 400.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak müvekkili aleyhine takibe başlatıldığını, iki davalı arasında akrabalık ilişkisi olduğunu, cironun da muvazaalı bulunduğunu belirterek, bono nedeniyle müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve %20 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilince davalı ...'e verilen borç para karşılığında takibe konu senedin ciro yoluyla devralındığını, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuş, HMK'nın 329/1 maddesi uyarınca vekalet ücreti ve HMK'nın 329/2. maddesi kapsamında disiplin para cezasının davacıdan tahsilini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili ile davacının birlikte yaşadığı süreç boyunca biriktirdiği altınları bozdurarak davacıya nakit olarak borç paralar verdiğini ve karşılığında takibe konu senedin davacı tarafından doldurularak müvekkiline verildiğini, ayrılık aşamasında ise diğer davalıdan aldığı borç paralara karşılık bu senedi ciro ederek verdiğini, davacı iddialarının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacı ile davalılardan ... arasındaki evlilik ilişkisi nedeniyle davacı tanıkları dinlenmiş ise de tanıkların davacının yakın akrabası olduğu, beyanlarına itibar edilmediği gibi davacının iddialarını ispata yönelik yazılı ve kesin deliller de sunamadığı, muvazaa iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın ve davalıların yasal koşulları oluşmadığından HMK 329/1-2 maddelerine yönelik istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/16848, K. 2015/13997, 4 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama