KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/16902 E., 2015/4214 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı bankadan kullandığı krediler karşılığında taşınmazı üzerinde ipotek tesis edildiğini, davalının da bu kredi sözleşmelerinde müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldığını, davalı kefilin müvekkilinden teminat olarak 2 adet bono aldığını, bonoların davalının talimatı üzerine babası dava dışı .... adına düzenlendiğini, müvekkilinin kredi borcunun davalı yanca kapatıldığını, bunun üzerine bankaca ipoteğin davalıya devredildiğini, davalı yanca müvekkili aleyhine devraldığı ipoteğin paraya çevrilmesi için icra takibine girişildiğini,
oysa teminat olarak verilen 40.000,00 ve 60.000,00 TL'lik iki adet bononun davalının babasına ödendiğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, ipoteğin fekkine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının kredi borcunu kefil olarak ödediğini, bonoların davacı ile aralarındaki başkaca ticari ilişkiler sebebiyle alındığını, bedelleri ödenen bonoların tarafınca ödenen kredi borcuna karşılık muhafaza edildiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan deliller doğrultusunda, davacının ödeme iddiasını dayanak olarak ibraz ettiği belgede davalının taraf olmadığı gibi iki adet bono karşılığında yapılan ödemenin davalının kefilliğinden dolayı yaptığı ödemeye karşılık olduğunun kanıtlanamadığı, davalıya yemin teklifinde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/16902, K. 2015/4214, 25 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama