KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/17867 E., 2015/11783 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ihtiyati hacze itirazın incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın süre yönünden reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde ihtiyati hacze itiraz eden vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
İhtiyati haciz isteyen vekili, genel kredi sözleşmesine istinaden asıl borçlu hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunmuş, istem uygun görülerek mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, ihtiyati haciz kararı ile girişilen takipte müvekkilinin aracı kaydına haciz konulduğunu, ödeme emrine itirazla takibin durması ile ihtiyati haczin amacının sona erdiğini, ayrıca sunulu belgelerin muhakemeye muhtaç olduğunu ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece, icra dosyasında ödeme emrinin borçluya 22.11.2012 tarihinde tebliğ edildiği, itiraz eden borçlu vekilinin icra dosyasında 25.11.2012 tarihinde işlem yapıp, 23.11.2013 günü itirazda bulunduğu, böylece borçlunun en geç 25.11.2012 tarihinde ihtiyati haczi öğrendiği, anacak itirazını (7) günlük yasal süreden sonra yaptığı gerekçesiyle itirazın süre yönünden reddine karar verilmiş, karar ihtiyati hacze itiraz eden vekilince temyiz edilmiştir.
İİK.nun 265/1.maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraz süresi (7) gündür. İhtiyati haciz borçlunun huzurunda uygulanmışsa bu tarihten, borçlunun yokluğunda uygulanmışsa haciz tutanağının tebliğinden itibaren (7) günlük süre işlemeye başlar. Somut olayda ödeme emrine ihtiyati haciz tutanağı eklenmediğinden borçlunun borca itiraz edip, icra dosyasına dilekçe sunması tek başına ihtiyati haczi öğrendiğini göstermez. Bu durumda mahkemece itirazın süresinde olduğunun kabulü ile itirazların incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/17867, K. 2015/11783, 1 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama