KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/1875 E., 2014/5309 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2014
- Mahkemesi
- Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 19/04/2013
- Numarası
- 2012/250-2013/123
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen davacı vekili ile hükmün süresi içinde davalılardan İş Bankası vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin keşideci, davalı N.. O..'ın lehtar, davalı bankanın ciranta olduğu senetlerden dolayı davalı banka tarafından müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını, senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, dava konusu senetlerin davalı N.. O.. tarafından kredi teminatı olarak cirolanarak müvekkiline verildiğini, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı N.. O.., yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, toplanan delillere ve ceza mahkemesinde alınan uzman raporlarına göre, senetlerdeki imzaların davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı banka vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili tarafından mahkemeye sunulan temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıtlı olmaması ve temyiz harcının yatırılmaması nedeniyle temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Hükme esas alınan ceza mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği anlaşıldığından ceza davasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenerek ya da mahkemece imza konusunda yeni rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/1875, K. 2014/5309, 18 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama