KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/18788 E., 2015/9586 K.·Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2015
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde davalının kefil olarak yer aldığını, kredi geri ödemelerinin aksadığını, hesabın kat edilerek borçlulara noter yoluyla ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine, iade edilmeyen 8 adet çek yapraklarından kaynaklı yasal sorumluluk bedelinin ve 17 adet teminat mektubu bedelinin deposu için girişilen icra takibinin davalının itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil 30.04.2013 tarihli celsede, okuma yazma bilmediğini, gerek sözleşmelerdeki gerekse takibe itiraz dilekçesindeki imzaların kendisine ait olmadığını, zira imza atmayı bilmediğini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama doğrultusunda, davalı borçlu tarafından dava konusu icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesindeki imzanın inkar edildiği, bu nedenle geçerli bir itirazdan sözedilemeyeceği, bu aşamada dava açılmasında hukuki bir yarar bulunamadığı gerekçesiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İtirazın iptali davasının şartlarından biri ilamsız icra takibine yönelik geçerli bir itirazın mevcut olmasıdır. Somut olayda, davalı, itiraz dilekçesindeki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuş, davacı tarafça bu savunmanın aksi kanıtlanamamıştır. O halde ortada geçerli bir itirazın varlığından sözedilemez. Başka bir anlatımla somut olay bakımından takip kesinleşmiştir. Kesinleşen takiplere karşı itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.
Hukuki yarar dava şartlarından olup, yargılamanın her safhasında mahkemece re'sen gözetilmelidir. Dava şartlarının bulunmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin başka türlü karar verilmesi yönündeki talebi de usulden red kararı verilmesi gereğini ortadan kaldırmaz.
Bu durumda mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/18788, K. 2015/9586, 29 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama