KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/19014 E., 2015/8550 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı yanca bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, müvekkilinin davalıdan işletme devraldığını, bunun karşılığında davalıya teminat amaçlı dava konusu bononun verildiğini, teminat olarak verilmiş bulunan bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurduğunu, müvekkili tarafından bono bedellerinin de gerek elden gerekse banka aracılığıyla ödendiğini, bedelsiz kalan bononun iade edilmeyerek takibe konu yapıldığını ileri sürerek bonodan ve bonoya dayalı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bononun davacının müvekkiline olan borcu karşılığında alındığını, davacının iddialarının yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, ödemelerin yapıldığı tarihlerin bononun tanzim tarihinden öncesine ait olduğunu belirterek davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan deliller sonucunda, davacı yanca dava konusu bononun teminat bonosu olduğunun yazılı delillerle kanıtlanamadığı, ayrıca davacı tarafça davalıya yapılan ödeme (EFT) belgelerinde, ödemelerin icra takibine dayanak bono nedeniyle yapıldığı hususunda açıklama bulunmadığı, davacı yanca davalıya teklif olunan yeminin davalı yanca eda edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerden 10.08.2012 tarihli 5.999,00 TL miktarlı ödemenin dava konusu bononun vadesinden sonra olduğu görülmüştür. Bu durumda bu ödemenin bonoya yönelik olmayıp başka bir borca ilişkin olduğunu iddia eden davalı bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Mahkemece bu ödeme yönünden ispat yükünün tayininde yanılgıya düşerek karar verilmesi doğru değildir.
Aslı gibidir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/19014, K. 2015/8550, 10 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama