KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/19151 E., 2015/15698 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil ... ile vek.Av. ... ve davalı (temlik alan) ... ile birleşen... vek. Av. ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ...'in birbirlerine çapraf kefil olmak suretiyle 20.03.2004 tarihinde davalı bankadan 30.000 TL kredi aldıklarını ve ödeme planları doğrultusunda borçlarını zamanında ödediklerini, yine ...'in 15.07.2005 tarihinde müvekkilinin kefaletiyle 30.000 TL kredi kullandığını, davalı bankanın kredi sözleşmesinin bir nüshasını vermediğini, ancak davalının 18.12.2007 tarihli ihtarnameyle müvekkilinin 250.000 TL'ye kefil olduğundan bahisle borçtan sorumlu olduğunu bildirdiğini, ...'in sözleşmenin imzalanmasından sonra taşınmazlarını ipotek etmek suretiyle kredi sözleşmesindeki miktarı 250.000 TL'ye yükselttiğini,
bu işlemin müvekkiline haber verilmediğini ve müvekkilinin muafakatının da alınmadığını, müvekkilinin 30.000 TL tutarındaki kredi sözleşmesine kefil olduğunu, sözleşmede yazılı tutarın sonradan ve başka kalemle yazıldığını belirterek müvekkili tarafından imzalanan 30,000 TL bedelli sözleşme miktarı ödendiği için bakiye bedelin borçlusu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin 15.07.2005 tarihinde 250.000 TL olarak düzenlendiğini, sonradan başka bir kalemle doldurulmuş iddiasının tamamen hayal ürünü ve kötüniyetli olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delilere, bilirkişi ve ... raporlarına göre, kefalet limitinin sonradan yazıldığı iddiasının ispatlanamadığı, kefaletin geçerli ve kefalet limitinin ise 250.000 TL olduğu dava tarihi itibariyle davacının toplam 224.669,21 TL borçtan sorumlu bulunduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/19151, K. 2015/15698, 26 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama