KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/19209 E., 2015/8490 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Davalılar
- 1-ü
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı şirketin kiracı, diğer davalının ise müşterek borçlu sıfatı ile davadışı ... ile imzaladığı finansal kiralama sözleşmeleri gereği ödemeleri gereken borcun 37.738,60-TL’ lik kısmının müvekkili tarafından borç olarak davadışı şirketin banka hesabına ödendiğini, ancak davalıların bu meblağı müvekkiline geri ödemediklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000-TL’ sinin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilleri İstanbul' da ikamet ettiğinden ...i' nin yetkili olduğunu, davacının TMK 6. maddesi gereği müvekkili şirkete borç verdiğini ispat etmesi gerektiğini, tanık dinletilmesine muvafakatleri olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının, davalılar adına finansal kiralama sözleşmesi gereği davadışı şirkete olan borçlarını ödediği ve bu ödemenin de borç olarak yapıldığı iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafça sunulan ödeme dekontlarına ve davalı tarafın dosya kapsamındaki beyanlarına göre ispat külfeti davalı taraftadır. Dekontlarda sözleşmenin numaraları belirtilmektedir. Bu durumda ödemelerin davalıların borcu için yapıldığının kabulü ile, davalı tarafın araçların davacıya kiralandığı yolundaki savunmasını ispat edemediği dikkate alınarak, alacağın hesaplanması gerekir.
Diğer yandan, davalılardan...Tic. Ltd. Şti.' nin tasfiye edilerek ticaret sicilinden silindiği anlaşılmaktadır. Bu durumda öncelikle anılan şirketin ihyası için davacı tarafa mehil verilip ihya edilmesi ile taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan yazılı gerekçeyle hüküm kurulması da doğru değildir.
ü
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/19209, K. 2015/8490, 9 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama