KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/20074 E., 2015/7542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile eşinin ...
Şti adlı şirketle ticari ilişkisinin bulunduğunu, 2006 yılında adı geçen şirkette çalışan ve aynı zamanda firma sahibinin yeğeni olan davalı ile pırlanta taş alımı için anlaştıklarını,dava konusu 23.05.2006 tarihli malen kaydını içerir bononun sadece imza kısmının doldurulup boş olarak şirket adına davacıya verildiğini, satışa konu taşların müvekkiline teslim edilmemesi sebebiyle senet bedelinin ödenmediğini,dava konusu bononun anlaşmaya aykırı bir şekilde doldurulduğunu, sonradan davacıyla aynı şirkette çalışan ... ve ... tarafından ciro edildiğini, ortada bir muvazaanın olduğunu,
müvekkili hakkında dava konusu bonoya dayanarak son ciranta tarafından icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin adresine hacze gidildiğini, icra tehdidi altında kalan müvekkilinin bono bedeli olan 27.232 USD'yi vekalet ücreti ile birlikte ödemek zorunda kaldığını belirterek, icra tehdidi altında ödenen 27.232 USD'nin ödeme gönündeki kur üzerinden ve dövize uygulanan en yüksek faizi ile davalılardan tahsiline,davalı aleyhinde %40'dan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle usule ilişkin olarak istirdat davasının takip alacaklısına açılması gerektiğini, müvekkiline ödenmeyen paranın iadesinin müvekkilinden tahsil edilmeye çalışıldığını savunarak, davanın husumet yönünden reddini talep etmiş, davanın esasına ilişkin olarak ise davanın 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açıldığını,davalının icra takibine,haciz işlemine herhangi bir itirazda bulunmadığını,borcu kabul ettiğini, davacının senedi ciro yoluyla devretmiş olan müvekkiline karşı dava açmasının kötüniyetli olduğunu, davacının iddiasını yalnızca senet ile ispat edebileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, yapılan yargılama doğrultusunda, davanın yasal süresi içinde açıldığı, davacının senedin bedelsiz olarak davalıya verildiği ve anlaşmaya aykırı olarak doldurularak haksız olarak tahsil edildiğine dair iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği, bono üzerinde yer alan malen kaydının malın teslimine dair makbuz hükmünde olup davacının senet bedeli kadar mal tutarını davalıdan aldığına dair yazılı bir delil niteliğinde olduğu,
tanık deliline dayanamayacağı, ticari defterlerin sadece tacirler arasında delil olarak kullanılabileceği yönündeki yasal düzenleme karşısında, tacir olmayan davacının ticari defterleri delil olarak sunamayacağı, davacının iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/20074, K. 2015/7542, 21 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama