KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/20499 E., 2015/2867 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava hakkında kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen redde yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan satın almak istediği mallar için iki adet sipariş sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeler gereğince müvekkilinin 2 adet 22.961,57 TL ve 27.242,00 TL bedelli çekleri keşide ederek davalı şirkete verdiğini, ancak malların süresinde teslim edilmediğini, bunun üzerine müvekkilinin sözleşmeden dönüldüğünü ve çeklerin iadesinin talep edildiğini belirten bir ihtarnameyi davalıya gönderdiğini, ancak bugüne kadar herhangi bir cevap verilmediğini belirterek müvekkilinin söz konusu 2 adet çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddiasının aksine 22.961,57 TL tutarındaki ilk siparişin zamanında teslim edildiğini, siparişin ikinci kısmının ise ertesi gün gönderildiğini, ancak davacının sözleşmeye uymaksızın nakit ödeme yerine iki adet ileri tarihli çek düzenleyerek gönderdiğini, bunun üzerine müvekkilinin ikinci siparişi geri çektiğini, ayrıca davacının ihtarnamesine cevap verildiğini ve tüm bu hususlar ile 27.242,00 TL tutarındaki çeki teslime hazır oldukları hususunun davacıya bildirildiğini, ancak davacının çeki geri almak istemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacının dava konusu iki ayrı çeki davalıya mal göndermesi için avans olarak verdiği, davalının 22.961,00 TL bedelli çek için davacıya karşılığı olan malları 07.01.2012 tarihinde teslim ettiğini ispatladığı, öte yandan davacının anılan malların tesliminden sonra bu malların davalıya iade edildiğine dair karşı iddiasını ispatlayamadığı,
dolayısıyla bu çeke ilişkin davanın reddinin gerektiği, mahkemece verilen tedbir kararı infaz edildiğinden 22.961,00 TL' lik çeke dayalı başlatılan takibin haksız durdurulması nedeni ile davalı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği, öte yandan davalı vekili 27.242,00 TL bedelli çeki mahkemeye sunmuş olmakla anılan çek nedeni ile davanın konusuz kaldığı, davalı şirketin davacıya çekmiş olduğu ihtardaki beyanı gözetildiğinde davalının davanın açılmasına sebep olmadığı kanısına varıldığı gerekçesiyle 10.03.2012
tarihli 22.961,00 TL bedelli çek nedeniyle açılan menfi tespit davasının reddine, 22.961,00 TL bedelli çekin değeri üzerinden hesaplanan 9.184,40 TL tazminatın davacıdan tahsiline,
17.03.2012 tarihli 27.242,00 TL bedelli çek için açılan davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/20499, K. 2015/2867, 2 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama